Since 1995

Turkish Music and Voice Library

Home 

About Library 

Documents 

Artist Info 

Folk 

Pop (A-K) 

Pop (L-Z) 

Arabesque 

Tavern 

Classical (A-G) 

Classical (H-Z) 

Marches 

Religious 

Children 

Comedy 

Poetry 

People 

WorldMusic 

Iranian 

Greek 


Video 

Bizimyoutube 


Midi 

Links 

Radios 

Newspaper 

Best Sites 

Facebook 

Bluesky 


Shop TrMusic 

Help 

Contact 



04.07.26

why retro design

    Beyaz Kelebekler (read English version here)

    Beyaz Kelebekler

    1960'ların başında İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'nin koridorlarında kurulan müzik kolektifi, Beyaz Kelebekler, Türk pop müziği tarihinin en sıra dışı ve trajik hikayelerinden birine adını yazdırdı. Sıradan bir lise grubu çıkışından uluslararası arenaya uzanan yolda, sadece müzikal başarısıyla değil, başlarına gelen zorluklara karşı gösterdikleri dirençle de tanındılar. Avrupa pazarındaki isim telaffuzundan doğan zorluklar nedeniyle isminin İngilizce çevirisiyle anılması, onları o dönemin diğer topluluklarından ayıran detaylardan biri oldu. 1968'de İran Şahı'nın davetiyle sarayda verdikleri konserler, o dönemin Türk gençliğinin sınırlarını aşan nadir anlardan biriyken, 1970 yılındaki Adapazarı trafik kazası bu yolculuğu bir travmanın eşiğine getirdi. Rıfat Eke, Altan Eke ve Behzat Kutlubağ'ın kaybıyla birlikte grubun sonu gibi görünen bu karanlık geceden, yeni bir kadro ve çevreden gelen baskılarla müziğe devam etme kararlılığıyla çıkabildiler.

    Grubun müzikal kimliği, Anadolu Rock ve Psikadelik Rock temellerini Türk Folk ve Arabesk öğeleriyle harmanlayan çok renkli bir yapıya sahipti. Özellikle "Sen Gidince" parçasıyla Hollanda'da kazandıkları büyük popülerlik ve Yeşilçam sinemasında oynadıkları roller, onları o dönemin kitle kültürünün vazgeçilmez bir parçası haline getirdi. 1976'da Köln'de kaydedilen parçaların ardından yayımlanan albümleri, bu çok yönlü mirasın önemli birer kayıtı olarak müzik tarihinin sayfalarında yerini aldı. 1980 yılında İzmir Fuarı sonrası kariyerlerine son verseler de, yıllar sonra yeniden piyasaya sürülen kayıtları ve yaşadıkları dönemin izlerini taşıyan eserleriyle Beyaz Kelebekler, sadece bir grup değil, bir çağın sesidir.

    Biyografi

    1960’ların ortasında Türk müziğinin çok yönlü örneklerinden biri olarak ortaya çıkan Beyaz Kelebekler, 1963 yılında İstanbul Kabataş Erkek Lisesi’nde kurulmuştur. Pop Müzik, Anadolu Rock, Psikadelik Rock, Türk Folk ve Arabesk türlerini harmanlayan yapısı ile döneminin ötesinde bir müzikal karakter sergileyen grup, henüz öğrencilik yıllarında uluslararası bir sahne tecrübesi yaşamıştır. 1968 yılında İran Şahı Muhammed Rıza Şah Pehlevi'nin davetlisi olarak sarayda 14 gün boyunca 6 konser vermesi, Türk rock grupları tarihine geçen önemli bir dönemeç olmuştur.

    Grubun tarihinde en belirgin kırılma noktası 19 Ocak 1970 tarihinde yaşanmıştır. Adapazarı'na giderken geçirdikleri trafik kazasında kurucu üyeler Rıfat Eke, Altan Eke ve Behzat Kutlubağ hayatını kaybetmiştir. Bu trajik olayın ardından grup dağılma kararı almış olsa da, çevreden gelen baskılarla yeni kadro ile müziğe devam etme yoluna gitmiştir. Avrupa pazarında isimlerinin telaffuzunun zorluğu nedeniyle "White Butterflies" (Beyaz Kelebekler) adıyla tanındıkları ve üyelerin gitarlarını kelebek şeklinde yaptırdıkları bilinmektedir. Ayrıca üye isimlerinin baş harflerinden oluşan "barebeyka" kodunu taşıdıkları da grupla ilgili kayıtlarda yer almaktadır.

    Bu zorlu sürecin ardından müzikal kariyerlerine hızla devam eden grup, sinema dünyasına da adım atmıştır. 1973 yılında yönetmen Aram Gülyüz imzalı "Beyaz Kelebekler" ve 1974 yılında "Büyük Şamata" filmlerinde rol alarak Yeşilçam ile iş birliği yapmışlardır. 1975 yılında yayınladıkları "Sen Gidince" parçası ile Hollanda'da büyük popülerlik kazanmışlar; ancak şarkının Hollanda müzik listelerindeki sırası konusunda kaynaklar çelişmektedir. Bazı kaynaklar bunu 1. sıra olarak belirtirken, diğer kaynaklar 5. sıra olduğunu ifade etmektedir. Solist Sevil Özyurt'un "Sen Gidince" şarkısındaki vokali öne çıkan isim olmuştur. 1976 yılında Köln'de kaydedilen parçalar "Köln Session" albümü, 1979 yılında ise "Ne Güzel Olmuşsun" albümü olarak piyasaya sürülmüştür.

    Grup, 1980 yılında İzmir Fuarı sonrası müzik kariyerine son vermiştir. Ancak grubun tam kuruluş ve dağılma günleri, üyelerin çoğunun doğum ve ölüm tarihleri ile resmi müzik ödülleri konularında belgelendirilememiş bilgi eksiklikleri bulunmaktadır. Grupla ilişkili isimlerden Turgut Akyüz'ün 1983 yılında hayatını kaybetmesi konusunda da kaynaklar arasında görüş birliği yoktur; bazı kaynaklar onu bir gazino çalışanı tarafından vurularak öldürüldüğünü belirtirken, diğer kaynaklar trafik kazasında hayatını kaybettiğini öne sürmektedir. Buna rağmen, 1970'ler Türk müziği tarihindeki bu renkli yolculuk, grubun 2019 ve 2025 yıllarında albümlerinin yeniden piyasaya sürülmesiyle hatırlanmaya devam etmektedir.

    Stil ve Müzikal Kimlik

    Beyaz Kelebekler, 1970'ler Türk müziğinin akımlarını takip eden nadir gruplardan biri olarak, kendine has bir tarzı zorunluluk değil, bir tercih olarak benimsedi. Pop müziğin akıcılığı ile Anadolu Rock’ın yerel dokusunu, Psikadelik Rock’ın deneysel tınılarıyla harmanlayan grup, Türk Folk ve Arabesk unsurlarını da repertuvarına organik bir şekilde entegre etmişti. Bu türsel özgürlük, onları dönemin sıkı müzik kalıplarına sığmayan, esnek ve çok katmanlı bir yapıya taşıyordu. Köln stüdyolarında kayıtların yapılarak uluslararası bir albüme dönüşmesi, müzikal yaklaşımlarının yerel sınırların ötesinde deneyimlere açık olduğunu gösteriyor.

    Vokal ve ses dünyası konusunda mevcut kaynaklar genel bir ses karakterizasyonu veya teknik detaylardan ziyade belirli performanslar üzerine odaklanmaktadır. Belgeler, grubun genel ses rengi veya tekniği hakkında kesin bir sınıflandırma sunmasa da, Hollanda listelerinde büyük popülerlik yakaladıkları "Sen Gidince" parçasında solist Sevil Özyurt’un vokalinin öne çıktığı bilgisi, grubun ses mimarisinde belirli bir vokal odaklı yaklaşım benimsediğini düşündürüyor. Grup kadrolarındaki değişimler ve farklı dönemlerdeki müzikal yönelimler, ses dünyalarının zaman içinde evrildiğini ve çeşitlendiğini işaret ediyor.

    Repertuvarları ve şarkı başlıkları incelendiğinde, grubun duygusal evreninin geniş bir yelpazeyi kapsadığı görülüyor. "Sen Gidince", "Küskünüm Ben Hayata" ve "Aşkına Doyum Olmaz" gibi eserler, aşk, hayata küskünlük, yaşam sevinci ve ilişkiler temalarının işlendiği bir dünyayı işaret ediyor. "Bütün Aşklar Tatlı Başlar" veya "Dam Üstüne Cul Serer" gibi başlıklarla, hem romantik hem de melankolik tınlayan, yer yer eğlenceli, yer yer hüzünlü bir anlatım benimsedikleri söylenebilir. Bu çeşitlilik, grupun sadece bir türde kalmayıp, dinleyicinin ruh haline göre farklı renklerle yaklaşan bir yorumlama anlayışına sahip olduğunu ortaya koyuyor.

    Tarihsel ve müzikal dirençleri de stilistik kimliklerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kurucu üyelerini 1970'teki trafik kazasında kaybetmelerine rağmen müzikal yolculuklarına devam etme iradeleri, sadece bir biyografik detay değil, müzikal karakterlerinin inatçı ve uyum sağlayıcı yönünü de yansıtıyor. Bu direnç, onların müziğine yükledikleri anlamın, sadece hit yapmak değil, seslerinin ve tarzının varoluşunu sürdürmek kadar da önemli olduğu hissini güçlendiriyor. 1980 yılında kariyerlerine son verdiklerinde geride bıraktıkları çok yönlü diskografileri, 1960'ların lise ruhundan 70'lerin evrensel pop-rock dokusuna uzanan bir geçişin canlı bir örneğidir.

    Şarkılar ve Kayıtlar

    Beyaz Kelebekler'in müzikal mirası, oldukça geniş bir tür yelpazesini yansıtan şarkılarla şekillenmiştir. Grup, pop müzikten Anadolu rock'a, psikadelik dokunuşlardan Türk folk ve arabesk etkilerine kadar uzanan çok yönlü bir stil benimsedi. Diskografide en öne çıkan eser, 1975 yılında Hollanda'da büyük bir popülerlik yakalayan "Sen Gidince" parçasıdır. Bu şarkıda solist Sevil Özyurt'un vokali öne çıkarken, eserin Hollanda müzik listelerindeki sıralaması konusunda kaynaklar arasında tutarsızlık bulunmaktadır; bazı belgeler bunu 1. sırada gösterirken diğerleri 5. sırayı işaret etmektedir.

    Grup, sadece bu parça ile sınırlı kalmayıp "Dam Üstüne Cul Serer", "Esmerim", "Küskünüm Ben Hayata", "Yapma Bu Nazi", "Bütün Aşklar Tatlı Başlar", "Aşkına Doyum Olmaz" ve "Yaşa Sen De" gibi çeşitli temalara değinen çalışmalara imza atmıştır. Şarkı başlıklarının içeriğine bakıldığında, aşk, hayata küskünlük, yaşam sevinci ve ilişkiler temalarının işlendiği görülmektedir.

    Kayıtların büyük bir kısmı albüm formatında sunulmuştur. 1976 yılında Almanya'nın Köln kentinde kaydedilen parçalar "Köln Session" adıyla piyasaya sürülmüştür ve bu albüm 2019 yılında tekrar dinleyiciyle buluşmuştur. Bunun yanı sıra 1976 yılında yayınlanan "Beyaz Kelebekler" adlı stüdyo çalışması, 1979 çıkışlı "Ne Güzel Olmuşsun" ve 1986 tarihli "Unutulmayanlar" albümleri de grup tarihinin önemli kayıtları arasındadır. En güncel diskografik çalışma ise 2025 yılında "Emmioğlu" adıyla EP formatında yayınlanmıştır. 1980 yılında İzmir Fuarı sonrası müzik kariyerine son verseler de, yeniden yayımlanan kayıtlarla eserleri tarihsel önemini korumaktadır.

    Context

    1960'ların ortasında İstanbul Kabataş Erkek Lisesi çatısı altında yollarını kesiştiren genç müzisyenler, Türk müziğinin 70'li yıllardaki en renkli ve çok yönlü topluluklarından biri olmayı başardı. Beyaz Kelebekler, Anadolu Rock, Pop Müzik, Psikadelik Rock ve Türk Folk unsurlarını harmanlayarak dönemin müzikal akımlarına özgün bir yorum getirdi. Grubun lise kökenli oluşu, 1960'ların öğrenci toplulukları ile 70'lerin profesyonel müzik sahnesi arasındaki geçiş döneminin tipik bir örneği niteliğindedir ve bu dönemde kurulmuş nadir toplulukların arasında yer alır.

    Tarihsel bağlamda grup, o dönemde Türk müziğinin yurt dışı sınırlarını zorlayan az sayıdaki topluluktan biri olarak öne çıkmaktadır. 1968 yılında İran Şahı Muhammed Rıza Şah Pehlevi'nin davetlisi olarak sarayda verdiği 6 konser, grubun kariyerinin erken döneminde uluslararası bir tanınırlık kazandığı önemli bir dönemeçtir. Ancak grubun hikayesi sadece başarılarla değil, trajediyle de şekillendi. 19 Ocak 1970 tarihinde Adapazarı'nda geçirdikleri trafik kazası, kurucu üyelerinden üçünün hayatını kaybetmesine yol açtı. Bu zorlu süreçte çevreden gelen baskılarla dağılmayıp yeni kadroyla müziğe devam etmeleri, 1970'lerin müzik sahnesindeki dayanışma ve direnç örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

    Görsel kimlikleri ve müzikal çalışmaları ile Yeşilçam sinemasıyla da iç içe girdiler. 1973 ve 1974 yıllarında rol aldıkları "Beyaz Kelebekler" ile "Büyük Şamata" filmleri, grubun sadece bir müzik topluluğu değil, aynı zamanda dönemin popüler kültürünün bir parçası olduğunu gösteriyor. Müzikal kimliklerinin yanı sıra görsel dünyaları da akıllarda; üyelerin gitarları kelebek şeklinde tasarlanmış ve baş harflerinden oluşan özel bir imza kullanılmıştır. Özellikle 1975 yılında "Sen Gidince" şarkısı ile Hollanda müzik listelerinde yakaladıkları başarı, yerel bir grubun uluslararası pazarlarda nasıl tanınabileceğine dair örnek teşkil eden nadir vakalardan biri olarak kayıtlara geçti. Bu dönemin ürünleri arasında 1976 yılında Köln'de kaydedilen "Köln Session" albümü de bulunmaktadır.

    1980 yılında İzmir Fuarı sonrası müzik kariyerine son vermelerine rağmen, grup bıraktığı mirasla 2010'lu yıllardan sonra tekrar keşfedilerek yeniden piyasaya sürülen albümleriyle (2019, 2025) tarihsel değeri korunmuştur. Grubun müzikal kimliği, "Köln Session" ve "Ne Güzel Olmuşsun" gibi çalışmalarla belgelenirken, bazı tarih ve üye detaylarında kaynakların tam olarak örtüşmemesi, dönemin kayıt tutma alışkanlıklarına dair bir belirsizlik barındırsa da, Beyaz Kelebekler'in 70'ler Türk müziği tarihinin önemli bir aktörü olduğu gerçeği değişmemektedir.

    Miras

    Beyaz Kelebekler, Türk müziğinin 1970'li yıllardaki gelişim sürecinde, hem müzikal tarzlarının çeşitliliği hem de tarihsel travmalar karşısındaki dirençleriyle özel bir yer tutar. 1970 yılında Adapazarı'nda geçirdikleri trafik kazası sonucunda kurucu üyelerini kaybetmelerine rağmen, grubun dağılma kararından vazgeçip yeni kadroyla yollarına devam etmesi, Türk pop-rock tarihinin en sarsıcı ama ilham verici hikayelerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Bu hayatta kalma mücadelesi, grubun sadece o dönemin bir müzik topluluğu olmasının ötesine geçerek, zorluklara rağmen üretimi savunan bir kültürel sembole dönüşmesini sağlamıştır.

    Grubun mirası, Türkiye sınırları dışındaki etkileriyle de zenginleşmiştir. 1968 yılında İran Şahı Muhammed Rıza Şah Pehlevi'nin davetiyle sarayda verdikleri 14 günlük konserler serisi, Türk bir topluluğun o dönemki diplomatik ve kültürel açılımlarının önemli bir örneğidir. 1975 yılında "Sen Gidince" parçası ile Hollanda'da yakaladıkları liste başarısı ise, yerel pop ve rock türlerinin Avrupa pazarında da kabul görebileceğinin erken bir kanıtı olarak değerlendirilmektedir. "Sen Gidince" şarkısının listelerdeki tam sırası konusunda kaynaklarda farklılıklar bulunsa da, bu başarının o günkü dinamikler içinde önemli bir uluslararası tanınma yarattığı kesindir.

    Yeşilçam sinemasındaki rol aldıkları "Beyaz Kelebekler" (1973) ve "Büyük Şamata" (1974) filmleri, müziklerini görsel hafızaya da taşıyarak nesiller boyu hatırlanmalarını sağlayan önemli bir diğer köprüdür. Pop müzikten Anadolu rock ve psikadelik tınılara kadar geniş bir yelpazeyi harmanlayan sesleri, türlerin sınırlarını zorlayan esnek bir yapıya sahiptir. 1980 yılında İzmir Fuarı sonrası müzik kariyerlerine son verseler de, 1970'lerden kalan kayıtları günümüzde de ilgi görmektedir. 2019 yılında yeniden piyasaya sürülen "Köln Session" albümü ve 2025'te yayınlanan "Emmioğlu" EP'si gibi çalışmalar, grubun müzikal mirasının sadece bir nostalji nesnesi olmadığını, günümüz dinleyicisi için de canlı bir değer taşıdığını göstermektedir. Beyaz Kelebekler, yaşadıkları dramatik olaylar ve bıraktıkları ses yadigarları ile Türk müziğinin kolektif hafızasında sarsılmaz bir iz bırakmıştır.

    Sık Sorulan Sorular

    1. Beyaz Kelebekler grubu nerede ve ne zaman kurulmuştur? Grubun kuruluş yeri İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'dir. Kayıtlara göre grup 1963 yılında burada kurulmuştur, ancak bazı metinlerde kuruluş süreci 1960'ların başı veya ortası olarak da belirtilmektedir.

    2. Grubun müzikal kimliği ve tarzı nasıl tanımlanır? Grubun müzikal kimliği; Pop Müzik, Anadolu Rock, Psikadelik Rock, Türk Folk ve Arabesk türlerini harmanlayan çok renkli bir yapıya sahiptir. Döneminin müzikal akımlarını takip ederken kendine has bir tarz benimsemişlerdir.

    3. 1970 yılında Adapazarı'nda yaşanan trafik kazası sonrası grup dağılmıştır mı? Kazada kurucu üyeler Rıfat Eke, Altan Eke ve Behzat Kutlubağ hayatını kaybetmiştir. Grup dağılma kararı almış olsa da çevreden gelen baskılarla yeni bir kadro ile müziğe devam etme yoluna gitmiştir.

    4. "Sen Gidince" parçasının Hollanda müzik listelerindeki sırası konusunda kesin bilgi var mıdır? Parça büyük popülerlik kazanmış olsa da, kaynaklar arasında çelişki bulunmaktadır. Bazı kaynaklar şarkının 1. sırada olduğunu belirtirken, diğer kaynaklar 5. sıra olduğunu ifade etmektedir.

    5. Grupla ilgili belgelendirilememiş veya çelişkili hangi bilgiler bulunmaktadır? Grubun tam kuruluş ve dağılma günleri, üyelerin çoğunun doğum ve ölüm tarihleri ile resmi müzik ödülleri konularında bilgi eksiklikleri mevcuttur. Ayrıca Turgut Akyüz'ün ölüm nedeni hakkında görüş birliği yoktur; bazı kaynaklar onu vurularak öldürüldüğünü, diğerleri trafik kazası sonucu öldüğünü öne sürmektedir.

    6. Grup müzik kariyerine ne zaman son verdi ve eserleri günümüzde erişilebilir durumda mıdır? Grup 1980 yılında İzmir Fuarı sonrası kariyerine son vermiştir. Ancak 2019 yılında "Köln Session" albümü ve 2025 yılında "Emmioğlu" EP'si gibi çalışmalar yeniden piyasaya sürülerek müzikal mirası korunmuştur.

    Kaynak


    © 1995-2025 Turkish Music and Voice Library
    Please read our disclaimer, contributor list and privacy statement.
    We support sales and listening of Turkish Music across United States and around the World
    This basically nonprofit website is built to promote Turkish culture around the world as an archive and reference
    If you'd like to help contact us at info(@)turkishmusic.org
    last update July 04 2026