Since 1995

Turkish Music and Voice Library

Home 

About Library 

Documents 

Artist Info 

Folk 

Pop (A-K) 

Pop (L-Z) 

Arabesque 

Tavern 

Classical (A-G) 

Classical (H-Z) 

Marches 

Religious 

Children 

Comedy 

Poetry 

People 

WorldMusic 

Iranian 

Greek 


Video 

Bizimyoutube 


Midi 

Links 

Radios 

Newspaper 

Best Sites 

Facebook 

Bluesky 


Shop TrMusic 

Help 

Contact 



04.07.26

why retro design

    Erol Evgin (read English version here | müzik örneklerini dinle)

    Giriş

    Türkiye'nin sanat sahnesinde mimarlık disiplini ile müzikal yeteneği bir arada bulunduran nadir isimlerden biri Erol Evgin. 1969 yılında çıkardığı ilk 45'lik plağıyla müzik kariyerine adım atan Evgin, 1970'lerin sonlarından itibaren Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile kurduğu işbirlikleriyle pop ve folklor türlerinde güçlü bir kimlik oluşturmuştur. Sadece bir şarkıcı değil, aynı zamanda tiyatro ve televizyonun da aktif bir parçası olarak sahne almış; Haldun Dormen'in yazıp yönettiği müzikallerdeki başrol performansları, sanatçının sahne disiplinini ve çok yönlülüğünü gösteren önemli dönemeçlerden biri olarak kabul edilir.

    Kültür-sanat dünyasındaki etkisi sadece performanslarıyla sınırlı kalmamış, 1989 yılında kurduğu POPSAV ile toplumsal alanda da söz sahibi olmuştur. 2023 yılında yayımladığı "Sevdiklerim" serisi ve oğlu Murat Evgin ile birlikte gerçekleştirdiği turneler, kariyerinin çok kuşaklı izleyiciyle buluşmaya devam ettiğini gösteriyor. Altın Plak ve Altın Kelebek gibi prestijli ödüllerle tanınan Erol Evgin, "İşte Öyle Bir Şey" ve "Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım" gibi parçalarıyla Türk pop müziğinin hafızasına yerleşmiş bir figür olmaya devam ediyor.

    Biyografi

    İstanbul'un Moda semtinde 16 Nisan 1947 tarihinde dünyaya gelen Mehmet Erol Evgin, hem sanat hem de mühendislik dünyasına adını yazdırmış nadir isimlerden biridir. Yüksek Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Yüksek Mimarlık Bölümü'nden mezun olan Evgin, yüksek mimarlık kariyerinin yanı sıra müzik, tiyatro ve televizyon alanlarında çok yönlü bir yolculuğa imza atmıştır. Sanat kariyerine 1969 yılında ilk 45'lik plağı olan "Sen – Eski Günler"i piyasaya sürerek başlayan Erol Evgin, Türk pop müziğinin gelişim sürecinde önemli bir yer tutmaktadır.

    Müzikal kimliğinin en belirgin evrelerinden biri, 1976 yılında Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile başlayan işbirliğidir. Bu dönemden itibaren "İşte Öyle Bir Şey", "Sevdan Olmasa", "Bir de Bana Sor" ve "İçimdeki Fırtına" gibi parçalarla geniş kitlelere ulaşan sanatçı, 1977 yılında çıkardığı "İşte Öyle Bir Şey" albümü ve sonraki yıllardaki "Erol Evgin 79", "Erol Evgin ve Renkli Dünyası" gibi plak çalışmalarıyla tanınmıştır. Eserlerinde aşk, duygusal çatışmalar ve hatıralar gibi temaları işleyen Evgin, kariyeri boyunca 100'ü aşkın sanat ödülüne layık görülmüştür. Bunlar arasında "İşte Öyle Bir Şey" ve "Söyle Canım" gibi eserleriyle aldığı Altın Plak Ödülleri ve 2006 ile 2008 yıllarında aldığı Altın Kelebek Ödülleri (Yaşam Boyu Onur Ödülü ve Özel Ödül) yer almaktadır.

    Tiyatro ve sinema alanındaki başarıları da müzik kariyeri kadar dikkat çekmektedir. 1980-1984 yılları arasında Haldun Dormen'in yazıp yönettiği müzikallerde başrol oynamış, "Renkli Dünya" (1980) ve "Meryem ve Oğulları" (1977) gibi projelerde rol almıştır. Ayrıca "Bir İlkbahar Sabahı" (1985) filminde yer alarak ekranlara yansıdığı dönemde izleyici tarafından benimsenmiştir. Televizyon dünyasındaki çalışmalarını 1992-1994 yılları arasında "Süper Aile" programını sunarak sürdüren Evgin, bu dönemlerde medya yüzü olarak da karşısına çıkmıştır.

    Sanat dünyasına katkıları sadece icracılık ile sınırlı kalmamış, 1989 yılında POPSAV'ı (Pop Müzik Sanatçıları Derneği) kurarak sektörün örgütlenmesine öncülük etmiştir. Derneğin kurucusu ve onursal başkanı olarak görev almaya devam eden Evgin, 2002 yılında oğlu şarkıcı Murat Evgin ile birlikte gerçekleştirdiği "Baba – Oğul" turnesi ile sanat geleneklerini nesiller arası aktarmanın bir örneğini göstermiştir. 2016 yılında "Altın Düetler", 2021 ve 2023 yıllarında ise "Sevdiklerim" serisi albümleriyle müzik dünyasındaki varlığını taze tutan Erol Evgin, 2026 yılına ait konser bilgilerininde kaynaklarda yer almasıyla güncelliğini korumaktadır.

    Kişisel hayatında Yüksek Mimar Emel Evgin ile evli olan Erol Evgin; Almanca ve İngilizce bilmekte, resim sergileri açarak görsel sanatlardaki yeteneğini de sergilemektedir. Oğlu Murat Evgin'in de şarkıcı olması, sanat ailesinin devamını simgeleyen önemli bir detay olarak kariyerinin son yıllarında da öne çıkmıştır. Eserleri ve yaşamı boyunca kazandığı "Sıla", "Sezen Aksu", "Candan Erçetin" gibi isimlerle olan bağlantıları, Türk pop müziği tarihinin farklı dönemlerini birbirine bağlayan bir köprü niteliği taşımaktadır.

    Stil

    Erol Evgin'in müzikal tarzı, Türk pop müziği ve halk müziği unsurlarının harmanlandığı, özellikle Melih Kibar ve Çiğdem Talu ikilisiyle şekillenen özgün bir yapıya dayanmaktadır. 1976 yılında başlayan bu işbirliği, sanatçının 1970'lerin sonu ve 1980'lerin başındaki müzikal kimliğinin belirleyici faktörü olmuştur. Repertuvarı incelendiğinde, "İşte Öyle Bir Şey", "Sevdan Olmasa", "İçimdeki Fırtına" ve "Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım" gibi başlıkların işaret ettiği üzere; aşk, duygusal fırtınalar, imkansız bağlar ve geçmişe duyulan özlem gibi temaların ön planda tutulduğu görülmektedir. Bu şarkı isimleri, sanatçının duygusal dünyasına ve icra ettiği karakterlere dair güçlü ipuçları verirken, müzikal olarak pop ve folklor türlerinin sınırlarında gezindiğini göstermektedir.

    Sanatçının çok disiplinli kariyeri, müzikal yorumuna da yansımıştır. 1980-1984 yılları arasında Haldun Dormen'in müzikallerinde başrol oynaması ve televizyon programlarındaki sunuculuk deneyimleri, sahne ifadesinin zenginleşmesini sağlayan unsurlar olarak öne çıkar. Eserleri, sadece birer müzikal parça olmaktan öte, tiyatral bir anlatım gücü taşıyabilmektedir. Pop ve Folklor türlerini temel alan çalışmaları, uzun kariyeri boyunca (1969-2023) hem 1970'lerin klasik pop akımını hem de sonraki dönemlerin stillerini barındırmıştır. "Altın Düetler" serisi ve oğlu Murat Evgin ile gerçekleştirilen "Baba – Oğul" turneleri, müzikal mirasının hem düetler hem de aile geleneği üzerinden sürdürüldüğünü göstermektedir.

    Kaynaklarda bazı eserlerin tarihleri ve ödül detayları konusunda farklılıklar bulunmakla birlikte, Erol Evgin'in 50 yılı aşkın süredir aktif olarak müzik dünyasında yer alması ve çok sayıda ödül almış olması müzikal etkisinin uzun soluklu olduğunu kanıtlamaktadır. Sanatçı, sadece bir icracı değil aynı zamanda kurucusu olduğu POPSAV ile müzik kültürüne verdiği destek ve mimarlık geçmişinden gelen disiplinli yaklaşımıyla da tanınmaktadır. Bu çok boyutlu yapı, onun müzikal kişiliğini sadece şarkı söylemekle sınırlı kalmayan, sanat yönetimi ve kültür organizasyonu içinde de konumlandıran bir figür haline getirmiştir.

    Öne Çıkan Şarkılar ve Diskografik Yolculuk

    Mehmet Erol Evgin'in müzikal serüveni, 1969 yılında çıkardığı ilk 45'lik plağı "Sen – Eski Günler" ile başlamış ve 2023'e kadar uzanan uzun bir süre boyunca kesintisiz bir yaratıcılık süreciyle devam etmiştir. Kariyerinin dönüm noktalarından biri, 1976 yılında Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile kurduğu işbirliğidir. Bu ekip, sanatçının müzikal kimliğinin oturmasında belirleyici bir rol oynamış ve dönemin öne çıkan parçalarından bazılarını hayata geçirmiştir. Diskografisinde yer alan "İşte Öyle Bir Şey", "Söyle Canım" ve "Sevdan Olmasa" gibi isimler, Evgin'in pop ve folklor türlerindeki yerleşik halini yansıtan önemli parçalar olarak kayıtlara geçmiştir.

    1977 yılında yayınlanan "İşte Öyle Bir Şey" albümü ile başlatılan stüdyo çalışmaları, "Erol Evgin 79", "Erol Evgin ve Renkli Dünyası" ve 1980'li yıllardaki "Erol Evgin 84", "Yeni Bir Gün Doğarken", "Lades" ve "Erol Evgin 88" albümleriyle süreklilik kazanmıştır. 90'lara girildiğinde "Erol Evgin ile Yeniden" ve 2000'lerin başında "İbadetim" çalışmaları müzikal mirasına eklenmiştir. Şarkı sözlerinde sıkça karşımıza çıkan aşk, duygusal çatışmalar, hatıralar ve içsel fırtınalar temaları; "İçimdeki Fırtına", "Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım", "Bir de Bana Sor", "Hep Böyle Kal" ve "Deli Divane" başlıklarında kendine açık bir biçimde yer bulmuştur.

    2000'li yılların ikinci yarısında sanatçının diskografisinde "Tüm Bir Yaşam", "Hep Böyle Kal - 40 Yıl 40 Şarkı" ve "Gözbebeğim Sen Çok Yaşa" gibi çalışmalar öne çıkmaktadır. Özellikle 2016'da yayımlanan "Altın Düetler" ve 2019'daki ikinci serisi, farklı sanatçılarla yapılan işbirliklerine ve oğlu Murat Evgin ile gerçekleştirilen "Baba – Oğul" turnesi mirasına dikkat çekmektedir. Son yıllarda ise 2021 ve 2023 yıllarında yayımlanan "Sevdiklerim" ve "Sevdiklerim 2" albümleriyle, 1969'dan bu yana süren sanat yolculuğunun güncel yansımaları dinleyiciyle buluşturulmuştur.

    Bağlam

    1947 yılında İstanbul'un Moda semtinde dünyaya gelen Mehmet Erol Evgin, Türk popüler müziğinin 1960'ların sonundan itibaren şekillenen akımlarında iz bırakan çok yönlü bir isim olarak tarihteki yerini almıştır. 1969 yılında yayınladığı ilk 45'lik plak "Sen – Eski Günler" ile kariyerine başlayan Evgin, uzun soluklu sanat hayatında sadece bir icarcı değil, aynı zamanda sahne ve medya dünyasının disiplinlerini birleştiren bir sanatçı profili çizmiştir.

    Müzikal kimliği, özellikle 1976 yılından itibaren başlatılan Çiğdem Talu ve Melih Kibar işbirlikleri ile derinlik kazanmıştır. Bu dönem, Türk pop müziği ve folklor sentezlerinin önemli bir evresine denk gelmektedir. Evgin'in kariyerindeki başka bir önemli dönemeç, 1980-1984 yılları arasında Haldun Dormen'in yazıp yönettiği müzikallerde başrol oynamasıdır. Bu süreç, onu sadece müzik sahnesinde değil, tiyatro ve müzikal tiyatro sahnesinde de tanıtan köprü işlevi görmüştür.

    Sadece sahne sanatlarıyla sınırlı kalmayan Evgin, Yüksek Mimarlık eğitimini de sanat kariyerinin paralelinde yürütmüş; mimarlık bölümlerinden mezun olması onu sanat çevrelerinde benzersiz bir figür haline getirmiştir. Müzik endüstrisine yön veren kurumsal katkılarıyla da tanınan Evgin, 1989 yılında POPSAV'ı (Pop Müzik Sanatçıları Derneği) kurarak sektördeki hak arayışları ve mesleki birliktelik konusunda öncü bir rol üstlenmiştir.

    1990'ların başında televizyon programcılığı deneyimi yaşayan Evgin, 2000'li yıllara gelindiğinde oğlu Murat Evgin ile birlikte gerçekleştirdiği "Baba – Oğul" turnesiyle sanat geleneğini nesiller arası bir bağla sürdürdüğünü göstermiştir. 2021 ve 2023 yıllarında yayımladığı "Sevdiklerim" albümleriyle kariyerini güncelleyerek 50 yılı aşkın bir süredir aktif olarak üretim yapmaya devam etmektedir. Eserlerinde genellikle aşk, duygusal çatışma ve içsel hesaplaşmalar temalarının işlenmesi, onun müzikal anlatımının temel karakteristiklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Türk müziği literatüründe hem icracı hem de yapımcı/organize edici yönüyle çok katmanlı bir miras bırakan Evgin'in, kayıtlarında yer bulan çeşitlilik, onun döneminin hem müzikal hem de kültürel hafızasında yer etmiş çok dissiplinli bir isim olarak görülmesini sağlamaktadır.

    Miras

    Erol Evgin'in sanatçı kimliği, 1969'da ilk 45'lik plağını "Sen – Eski Günler"le piyasaya sürdüğü yıldan itibaren geçen yarım asırı aşkın sürede şekillenmiştir. Türk pop müziğinin ve folklorun gelişim çizgisi üzerinde duran Evgin, 1976 yılında başlayan Çiğdem Talu ve Melih Kibar işbirliğiyle müzikal kimliğinin belirleyici dönemlerini yaşamıştır. "İşte Öyle Bir Şey", "Sevdan Olmasa", "Bir de Bana Sor" ve "Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım" gibi eserler, hem bestekarlığı hem de seslendirme tarzı ile dinleyici hafızasında yer etmiştir. Kariyerinin son dönemlerinde 2016'da yayımlanan "Altın Düetler" ve ardından 2021 ile 2023 yıllarında çıkan "Sevdiklerim" albümleri, sanatçının uzun soluklu yolculuğunu ve müziğe olan bağlılığını sürdürdüğünü göstermektedir.

    Erol Evgin'in mirası, yalnızca diskografisinde değil; tiyatro, televizyon ve sivil toplum faaliyetlerinde de iz bırakmaktadır. 1980-1984 yılları arasında Haldun Dormen'in yazıp yönettiği müzikallerde başrolü üstlenmesi, onu sahne sanatlarının da önemli bir parçası haline getirmiştir. Yüksek Mimarlık Bölümü mezuniyetine karşın sanat yaşamını bu disiplinle birleştiren Evgin, 1989 yılında POPSAV'ı kurarak sektördeki sanatçı dayanışması adına kalıcı bir yapıya imza atmış, onursal başkanlığını üstlenmiştir. 1992 ve 1994 yılları arasında sunduğu "Süper Aile" programı ve "Meryem ve Oğulları" ile "Hisseli Harikalar Kumpanyası" gibi projelerdeki rolleriyle medyada da tanınan bir figür olarak hatırlanmaktadır.

    Sanatın kuşaklar arası aktarımı konusunda örnek bir model sergileyen Evgin, 2002'de oğlu Murat Evgin ile gerçekleştirdiği "Baba – Oğul" turnesiyle aile geleneğini sahneye taşımıştır. Toplamda 100'ü aşkın sanat ödülü, Altın Plak ve Altın Kelebek Özel Ödülü ile Yaşam Boyu Onur Ödülü gibi takdisler, bu çok yönlü yolculuğun tanığıdır. 2020'li yıllarda hâlâ çalışmalarını sürdüren, resim sergileri açan ve yeni albümlerle dinleyiciyle buluşan sanatçı, mimarlık disiplini ile sanatçı duyarlılığının kesiştiği noktada Türkiye'deki popüler kültürün hafızasında ayrı bir yer tutmaktadır.

    Sık Sorulan Sorular

    Müzik kariyeri ne zaman ve hangi eserle başlamıştır? Erol Evgin, 1969 yılında çıkardığı ilk 45'lik plağı "Sen – Eski Günler" ile müzik kariyerine adım atmıştır.

    Müzikal kimliğini şekillendiren önemli işbirlikleri kimlerdir? 1976 yılında Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile başlayan işbirliği, sanatçının pop ve folklor türlerindeki özgün kimliğinin belirleyici faktörü olmuştur.

    Müzik dışındaki sanatsal faaliyetleri arasında neler bulunmaktadır? 1980-1984 yılları arasında Haldun Dormen'in müzikallerinde başrol oynamış, 1992-1994 yılları arasında ise "Süper Aile" programını sunmuştur.

    Sektördeki kurumsal katkıları ve kurduğu dernek hangisidir? 1989 yılında Pop Müzik Sanatçıları Derneği (POPSAV)'ı kurarak sektöre öncülük etmiş ve derneğin onursal başkanı olarak görevine devam etmektedir.

    Son dönem çalışmaları ve ailesiyle sanat ilişkisi nasıl devam etmektedir? 2021 ve 2023 yıllarında yayımladığı "Sevdiklerim" serisi albümleriyle çalışmalarını güncellemekte, oğlu Murat Evgin ile gerçekleştirdiği turnelerle sanat mirasını nesiller arası aktarmaktadır.

    Eğitim geçmişi ve ödül detayları hakkında kaynaklarda ne gibi bilgiler yer almaktadır? Sanatçı Yüksek Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Yüksek Mimarlık Bölümü mezunudur. 100'ü aşkın ödül aldığı belirtilmekle birlikte, kaynaklarda bazı eserlerin tarihleri ve ödül detayları konusunda farklılıklar bulunduğu ifade edilmektedir.

    Kaynak


    © 1995-2025 Turkish Music and Voice Library
    Please read our disclaimer, contributor list and privacy statement.
    We support sales and listening of Turkish Music across United States and around the World
    This basically nonprofit website is built to promote Turkish culture around the world as an archive and reference
    If you'd like to help contact us at info(@)turkishmusic.org
    last update July 04 2026