Since 1995

Turkish Music and Voice Library

Home 

About Library 

Documents 

Artist Info 

Folk 

Pop (A-K) 

Pop (L-Z) 

Arabesque 

Tavern 

Classical (A-G) 

Classical (H-Z) 

Marches 

Religious 

Children 

Comedy 

Poetry 

People 

WorldMusic 

Iranian 

Greek 


Video 

Bizimyoutube 


Midi 

Links 

Radios 

Newspaper 

Best Sites 

Facebook 

Bluesky 


Shop TrMusic 

Help 

Contact 



04.07.26

why retro design

    Hasret Gültekin (read English version here | müzik örneklerini dinle)

    Giriş

    Anadolu’nun bağlama sesiyle harmanladığı o kendine has tını, Türk Halk Müziği hafızasında Hasret Gültekin ismini özel bir yerle taçlandırmıştır. Henüz altı yaşında sazının tellerine dokunmaya başlayan, on bir yaşında sahneyle ilk kez buluşan bir yetenek olarak yoluna başlayan Gültekin, 16 yaşında yayımladığı ilk albümüyle bu müziğin çocuk yaşta anlaşılan bir ustanı olarak öne çıkmıştır. 1987’den 1992’ye kadar geçen kısa ama verimli kariyer sürecinde hem kendi adını taşıyan albümleriyle hem de dönemin önemli sanatçılarının albümleri için üstlendiği müzik yönetmenliği ile çok yönlü bir müzisyen profili çizmiştir.

    Hasret Gültekin’in müziği, sadece teknik bir ustalık (şelpede çalma tekniğindeki uzmanlığı) ile değil, aynı zamanda döneminin sosyal ve politik iklimine olan tepkisiyle de hafızaya kazınmıştır. 1990 yılında Kürtçe müzik yasağının hüküm sürdüğü dönemde hazırladığı ve müzik yönetmenliğini üstlendiği "Newroz" albüm serisi, o dönemki müzik kısıtlamalarına karşı bir direniş sembolü olarak değerlendirilmektedir. "Gün Olaydı", "Gece ile Gündüz Arasında" veya "Rüzgarın Kanatlarında" gibi albüm adları; zaman, bekleme, acı ve umut temalarını işleyen sözleriyle dinleyiciyi sadece müzikle değil, bir hikaye anlatıcılığıyla da buluşturmuştur.

    Ancak sanatçının hayatı ve müziği, 1993 yılında gerçekleşen ve Sivas'ta Madımak Oteli yangını olarak tarihe geçen trajedide son bulmuştur. Hasret Gültekin, o dönemde 22 yaşında iken hayatını kaybetmiş, vefatının kısa bir süre sonra dünyaya gelen oğlu Roni Hasret Gültekin ile nesli devam etmiştir. Kendisine vefatından sonra çıkan albümler (örneğin 1995 yılında yayımlanan "Yobaz Katliamı Şehidi" notlu versiyon) ve Tunceli'de 2020 yılında dikilen heykeliyle anılan Gültekin, Türk musikisi ve kültürel hafızasında yarattığı boşluğu dolduramayan ancak izi bırakan önemli bir isim olarak karşımızda durmaktadır.

    Biyografi

    Türk Halk Müziği tarihinin erken yaşta tanınan yetenekli isimlerinden Hasret Gültekin, 1 Mayıs 1971 tarihinde Sivas'ın İmranlı ilçesi, Han Köyü'nde dünyaya gelmiştir. Sanatçı, müzikal yolculuğuna 6 yaşında bağlama çalmaya başlayarak başlamış ve 11 yaşında ilk sahne deneyimini kazanmıştır. 1987 yılında henüz 16 yaşındayken yayımladığı "Gün Olaydı" adlı ilk albümü, profesyonel kariyerinin temelini oluşturmuştur. Aynı yıl Kadıköy Moda Sineması'nda verdiği ilk resitalle de sahne önünde izleyiciyle buluşan Gültekin, 1989 yılında "Gece ile Gündüz Arasında" ve 1991 yılında "Rüzgarın Kanatlarında" albümlerini müzikseverlerle buluşturmuştur.

    Müzikal kimliği, özellikle "şelpede" olarak bilinen bağlama çalma tekniğinde uzmanlaşmış olmasıyla tanımlanır. 1988 ile 1992 yılları arasında birçok sanatçının albümü için müzik yönetmenliği yapan Gültekin, 1990 yılında "Newroz" albüm serisinin müzik yönetmenliğini üstlenerek dönemin müzik kısıtlamalarına karşı sembolik bir duruş sergilemiştir. Kürtçe müzik yasağının hâkim olduğu bir dönemde bu albümü hazırlayarak yasağı aşma çabasında bulunan sanatçı, Şivan Perver, Arif Sağ, Ahmet Kaya ve Musa Eroğlu gibi isimlerle de ilişkiler içinde olmuştur. "Acıyı Bal Eyledik", "Derman Sendedir", "Güle Yel Değdi" ve "Bir İnsan Ömrünü" gibi eserleri repertuarında yer almaktadır. 1991 yılında Yeter Gültekin ile evlenen Gültekin'in aile hayatı da vefatına kadar bu süreçte ilerlemiştir.

    Sanatçının yaşamı 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta gerçekleşen Madımak Oteli yangınında son bulmuştur. Bu trajik olay sonrası yayınlanan "Seçmeler" (1994) ve "Rüzgarın Kanatlarında (Yobaz Katliamı Şehidi, Seni Saygıyla Anıyoruz)" (1995) albümleriyle müzik dünyasındaki yeri pekişmiştir. Vefatından kısa bir süre sonra oğlu Roni Hasret Gültekin dünyaya gelmiş ancak mevcut kaynaklarda bu sürenin 1.5 ay, 2 ay veya 3 ay şeklinde farklılık gösterdiği belirtilmektedir. 2020 yılında Tunceli'de dikilen heykeli, Gültekin'in kültürel hafızadaki izini sürmektedir. Bununla birlikte, Madımak Oteli yangınındaki toplam ölü sayısına dair kaynaklar 33, 34 veya 35 kişi arasında görüş ayrılığı içermektedir. Sanatçının filmografisine ve özel olarak kazandığı ödüllere dair bilgiler ise mevcut kaynaklarda yer almamaktadır.

    Stil

    Hasret Gültekin, Türk Halk Müziği geleneğinin içinde hem icracı hem de müzik yönetmeni olarak çok yönlü bir duruş sergileyen bir sanatçı olarak öne çıkar. Sanatçının müzikal kimliği, erken yaşta ortaya çıkan yeteneği ve bağlama üzerindeki hâkimiyeti ile tanımlanır. 6 yaşında çalmaya başladığı bağlamada, "şelpede" olarak adlandırılan teknikteki uzmanlığı, onun icra tarzının en belirgin özelliği olarak kaynaklarda yer alır. 1988 ile 1992 yılları arasında pek çok sanatçının albümünde müzik yönetmenliği yapmış olması, onun yalnızca bir icracı değil, aynı zamanda dönemin müzikal altyapısını şekillendiren bir aranjör olduğunu göstermektedir.

    Repertuarı incelendiğinde, zaman, bekleme, acı ve umut gibi evrensel insan temalarının yanı sıra, doğa ve sevgi metaforlarının ağırlık kazandığı görülür. "Gün Olaydı", "Gece ile Gündüz Arasında" ve "Rüzgarın Kanatlarında" gibi eser isimleri, beklenti ve hareket halindeki bir duygu dünyasına işaret ederken; "Acıyı Bal Eyledik", "Derman Sendedir" ve "Bir İnsan Ömrünü" başlıkları acının şifa bulma ve ömrün kısalığı gibi varoluşsal sorgulamaları barındırır. Özellikle 1990 yılında Kürtçe müzik yasağının hüküm sürdüğü bir dönemde hazırladığı "Newroz" albüm serisinin müzik yönetmenliğini üstlenmesi, onun müzikal duruşunda yalnızca estetik değil, aynı zamanda kültürel bir direniş ve kimlik arayışı unsurlarının da yer aldığını göstermektedir.

    Sanatçının ses karakteri ve spesifik yorumlama teknikleri konusunda mevcut kaynakların yeterli bir profil oluşturmaya elverişli olmadığı, ancak arşivdeki kayıtların onun 16 yaşında ilk albümünü yayımladığı bir dönemde bile teknik olgunluğa sahip olduğu gerçeğini desteklediği not edilmelidir. 1993 yılındaki trajik olay ve vefatından kısa süre sonra dünyaya gelen oğlunun isimlendirilmesi gibi detaylar, müzikal mirasının aile ve toplumsal hafızadaki yansımalarıdır. Hasret Gültekin'in stil dünyası, Sivas'ın coğrafi hafızası, Anadolu halk müziği ezgileri ve dönemin siyasi müzik kısıtlamaları arasında sıkışmış, bağlamanın tellerinde direnişi ve hüznü harmanlayan bir anlatım olarak kalmıştır.

    Şarkılar ve Kayıtlar

    Hasret Gültekin'in müzikal mirası, 16 yaşında yayımladığı ilk albümle başlayan ve hayatını kaybettiği döneme kadar uzanan kayıtlarla belgelenmiştir. 1987 yılına ait "Gün Olaydı" albümü, sanatçının kariyerindeki ilk çıkışı olarak öne çıkarken, aynı isimli parçası temsilcisi eserler arasında yer almaktadır. 1989'da yayımlanan "Gece ile Gündüz Arasında" ve 1991 tarihli "Rüzgarın Kanatlarında" albümleri, onun hayatı boyunca seslendirdiği önemli besteleri içermektedir.

    Bağlama tekniğinde "şelpede"de uzmanlaşan Gültekin, bestelerinde zaman, bekleme, acı, umut ve doğa temalarını işlemiştir. "Acıyı Bal Eyledik", "Derman Sendedir", "Güle Yel Değdi", "Çeke Çeke", "Bir İnsan Ömrünü", "Sevgi Kuşun Kanadında" ve "Nar Çocuk" gibi parçalar, sanatçının repertuvarındaki belirleyici çalışmaları arasında sayılmaktadır. Özellikle 1990 yılında Kürtçe müzik yasağını aşma çabasıyla hazırlanan "Newroz" albüm serisinin müzik yönetmenliğini üstlenmesi, dönemin siyasi müzik kısıtlamalarına karşı önemli bir duruş olarak kayıtlara geçmiştir.

    Sanatçının vefatından sonra müzikal süreci, 1994'te çıkan "Seçmeler" ve 1995 yılında "Rüzgarın Kanatlarında (Yobaz Katliamı Şehidi, Seni Saygıyla Anıyoruz)" başlığıyla yayınlanan albümlerle devam etmiştir. Bu kayıtlar, Madımak Oteli yangınında hayatını kaybeden Gültekin'in sesinin, anma çalışmaları ve kültürel hafıza bağlamında bugüne ulaşmasını sağlamıştır.

    Bağlam

    Sivas İmranlı'nın Han Köyü'nde 1971 yılında doğan Hasret Gültekin, Türk Halk Müziği tarihinin en parlak ve en trajik yeteneklerinden biri olarak anılmaktadır. Bağlama çalmaya 6 yaşında başlayan ve 11 yaşında ilk sahne deneyimini kazanan Gültekin, 16 yaşında çıkardığı "Gün Olaydı" albümüyle Türk müzik sahnesinde erken bir yetenek olarak kayıtlara geçmiştir. 1987 ile 1992 yılları arasında sadece kendi albümlerini çıkarmakla kalmamış, aynı zamanda birçok sanatçının albümü için müzik yönetmenliği yaparak dönemin müzik üretim süreçlerinde aktif rol üstlenmiştir. Bağlama çalma tekniği olan "şelpede" konusunda uzmanlaşması, onu teknik açıdan da döneminin öne çıkan isimleri arasına yerleştirmiştir.

    Sanatçının müzikal duruşu, özellikle 1990 yılında yayımlanan "Newroz" albüm serisinin müzik yönetmenliğini üstlenmesiyle, yalnızca estetik bir başarı değil, aynı zamanda dönemin siyasi müzik kısıtlamalarına karşı gösterilen bir direniş sembolü haline gelmiştir. Kürtçe müzik yasağının hâkim olduğu bir dönemde albüm hazırlayarak yasağı deldiği bilinen Gültekin, Şivan Perver, Arif Sağ, Ahmet Kaya ve Musa Eroğlu gibi dönemin önde gelen sanatçılarıyla ortak çalışma alanlarında bulunmuştur. "Gece ile Gündüz Arasında" ve "Rüzgarın Kanatlarında" gibi eserleriyle halk hafızasında yer eden Gültekin, zaman ve bekleme, acı ve umut, doğa ve sevgi temalarını işlediği repertuarıyla Türk Halk Müziği dinleyicisi tarafından yakından tanınmıştır.

    Ne yazık ki Gültekin'in 28 yıllık sanat ömrü, 2 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleşen Sivas Madımak Oteli yangınında son bulmuştur. Vefatının ardından 1994 ve 1995 yıllarında yayımlanan "Seçmeler" ve "Rüzgarın Kanatlarında (Yobaz Katliamı Şehidi, Seni Saygıyla Anıyoruz)" albümleri, sanatçının müzik mirasının kamuoyu ile buluşmasını sağlamıştır. Vefatından kısa bir süre sonra oğlu Roni Hasret Gültekin'in dünyaya gelmesi ve 2020 yılında Tunceli'de dikilen heykeli, sanatçının hem kişisel hem de kültürel mirasının nesiller arası aktarımını simgelemektedir. Kaynaklarda Madımak Oteli yangınındaki toplam ölü sayısı ve oğlunun doğumuna kadar geçen süre konusunda farklı bilgiler yer almakla birlikte, Hasret Gültekin'in Türk musikisi ve kültürel hafızasındaki yeri, trajik sonu kadar erken yaşta gösterdiği yetenek ve bıraktığı eserlerle netleşmiştir.

    Miras

    Hasret Gültekin'in mirası, müzik kariyerinin erken yaşta sona ermesiyle sıklıkla bir trajediyle özdeşleşmiştir; ancak sanatçının bıraktığı eserler, bu gölgenin ötesinde kültürel hafızada derin bir yer edinmiştir. 2 Temmuz 1993'teki Sivas katliamı, onun yaşamının sona ermesine neden olsa da, vefatından sonra yayımlanan albümlerle müziği konuşulmaya devam etmiştir. 1994'te çıkan "Seçmeler" ve 1995'te "Yobaz Katliamı Şehidi" ibaresiyle anılan "Rüzgarın Kanatlarında" albümleri, dinleyici kitlesine ulaşan ve sanatçının sesini ölümsüzleştiren temel kayıtlar arasında yer almaktadır.

    Müzikal etkisi, yalnızca kendi albümleriyle sınırlı kalmamış, Türk Halk Müziği'nin o dönemin önemli isimleri üzerinde de iz bırakmıştır. 6 yaşında bağlamaya başlaması ve 16 yaşında "Gün Olaydı" ile ilk profesyonel adımını atması, erken bir yetenek göstergesi olarak müzik tarihine geçmiştir. Özellikle "şelpede" teknik ustalığı, halk müziği bağlama yorumunda kendinden sonra gelenlere referans oluşturmaktadır. 1990 yılında Kürtçe müzik yasağının hâkim olduğu dönemde "Newroz" albüm serisinin müzik yönetmenliğini üstlenmesi, sanatçının sadece bir müzisyen değil, aynı zamanda dönemin kısıtlamalarına karşı müzikal bir direnişçi olduğunu gösteren en güçlü kanıttır.

    2020 yılında Tunceli'de dikilen heykeli, sanatçının anısının somut bir şekilde onurlandırıldığını gösterirken; oğlu Roni Hasret Gültekin'in dünyaya gelmesi, mirasının nesilden nesile taşınan ailevi boyutunu da temsil etmektedir. Arif Sağ, Şivan Perver ve Ahmet Kaya gibi sanatçılarla birlikte çalışma deneyimi, onun o dönemin Anadolu ve Kürt müzik girişimleri arasındaki bağın önemli bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır. Günümüzde dinleyicileri, "Acıyı Bal Eyledik" ve "Sevgi Kuşun Kanadında" gibi parçalar üzerinden, sadece bir sanatçının repertuarını değil, aynı zamanda kültürel hafızadaki travmatik ve dirençli dönemin bir sembolünü de dinlemektedir.

    Sık Sorulan Sorular

    1. Hasret Gültekin müzik kariyerine ne zaman başladı ve ilk albümü ne zaman çıktı? Sanatçı, 1 Mayıs 1971 tarihinde Sivas'ın İmranlı ilçesi, Han Köyü'nde dünyaya gelmiştir. Müzikal yolculuğuna 6 yaşında bağlama çalmaya başlayarak başlamış ve 11 yaşında ilk sahne deneyimini kazanmıştır. 1987 yılında, henüz 16 yaşındayken yayımladığı "Gün Olaydı" adlı ilk albümüyle profesyonel kariyerinin temelini atmıştır.

    2. Müzikal tarzı ve icra stilleri hakkında ne bilinmektedir? Gültekin, özellikle "şelpede" olarak bilinen bağlama çalma tekniğinde uzmanlaşmış olmasıyla tanınır. Repertuarında zaman, bekleme, acı, umut, doğa ve sevgi temaları ağırlık kazanır. Ancak mevcut kaynaklarda sanatçının ses karakteri ve spesifik yorumlama teknikleri konusunda yeterli bir profil oluşturmaya elverişli bilgiler bulunmamaktadır.

    3. 1990 yılında hazırladığı "Newroz" albüm serisi neden önemlidir? Bu albüm serisinin müzik yönetmenliğini üstlenmesi, o dönemde Kürtçe müzik yasağının hüküm sürdüğü bir zamana denk gelmektedir. Bu nedenle albüm, dönemin müzik kısıtlamalarına karşı sembolik bir duruş sergilemiş ve bir direniş sembolü olarak değerlendirilmiştir.

    4. Madımak Oteli yangını ve vefatıyla ilgili kaynaklarda hangi belirsizlikler yer almaktadır? Sanatçı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta gerçekleşen Madımak Oteli yangınında hayatını kaybetmiştir. Ancak bu trajik olaydaki toplam ölü sayısına dair kaynaklar 33, 34 veya 35 kişi arasında görüş ayrılığı içermektedir.

    5. Aile hayatı ve vefatından sonraki mirası hakkında ne bilinmektedir? 1991 yılında Yeter Gültekin ile evlenen Gültekin'in, vefatından kısa bir süre sonra oğlu Roni Hasret Gültekin dünyaya gelmiştir. Mevcut kaynaklarda oğlunun doğumuna kadar geçen süre 1.5 ay, 2 ay veya 3 ay şeklinde farklılık göstermektedir. 2020 yılında ise Tunceli'de dikilen heykeliyle anılmıştır.

    6. Vefatından sonra yayımlanan albümleri hangileridir? Hayatını kaybettiği dönemde kariyeri son bulmuş olsa da, müzikal mirası vefatından sonra yayımlanan albümlerle devam etmiştir. 1994'te "Seçmeler" ve 1995'te "Rüzgarın Kanatlarında (Yobaz Katliamı Şehidi, Seni Saygıyla Anıyoruz)" başlıklarıyla kayıtlar yayınlanmıştır.

    Kaynak


    © 1995-2025 Turkish Music and Voice Library
    Please read our disclaimer, contributor list and privacy statement.
    We support sales and listening of Turkish Music across United States and around the World
    This basically nonprofit website is built to promote Turkish culture around the world as an archive and reference
    If you'd like to help contact us at info(@)turkishmusic.org
    last update July 04 2026