Since 1995

Turkish Music and Voice Library

Home 

About Library 

Documents 

Artist Info 

Folk 

Pop (A-K) 

Pop (L-Z) 

Arabesque 

Tavern 

Classical (A-G) 

Classical (H-Z) 

Marches 

Religious 

Children 

Comedy 

Poetry 

People 

WorldMusic 

Iranian 

Greek 


Video 

Bizimyoutube 


Midi 

Links 

Radios 

Newspaper 

Best Sites 

Facebook 

Bluesky 


Shop TrMusic 

Help 

Contact 



04.07.26

why retro design

    Necdet Yasar (read English version here)

    Necdet Yasar

    Tanburun ince tellerinde Osmanlı klasik müziğinin derinliklerini arayan, Türk müziğinin köklü mirasını dünya akademilerine taşıyan önemli bir sanatçıdır Necdet Yasar. 1930 yılında Gaziantep'in Nizip ilçesinde dünyaya gelen usta, bağlama çalmaya başladığı gençlik döneminde bir Mesut Cemil performansından etkilenerek yolunu tamamen tanbura çevirmiş nadir isimlerdendir. Bu dönüşüm, sessizliğiyle bilinen bir çalgının ses karakterini derinleştirmek için geliştirdiği özel sağ ve sol el teknikleriyle somutlaşmıştır. "Tanburun şairi" olarak anılan Yasar, eşsiz improvisasyon yeteneği ve bu teknik ustalığı ile Türk müziği tarihinin seçkin sayfalarını süsler.

    Sanatçının kariyeri, sadece sahne performanslarından ibaret değildir. İstanbul Radyosu'nda başlattığı ve Mesut Cemil yönetimindeki Klasik Türk Müziği Korosu'nda üç on yıl boyunca sürdürdüğü çalışmalar, onu bir kuşak sonrası için önemli bir köprü görevi görmüştür. Bu deneyimini sadece Türkiye içinde değil, akademik dünyaya da taşımıştır; 1970'li ve 80'li yıllarda Washington Üniversitesi Etnomüzikoloji Programı'nda konuk sanatçı olarak görev yapan Yasar, Osmanlı klasik müziği makam sistemini uluslararası bir perspektifle anlatmıştır. 1988'de kurduğu İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu'nun 1995 yılına kadar müdürlüğünü yapması da bu müzikal önderliğin bir devamı niteliğindedir.

    Üstün Ulusal Sanatçı unvanı ile onurlandırılan Necdet Yasar'ın mirası, Tanburi Cemil Bey, Munir Nurettin Selçuk ve Yorgo Bacanos gibi isimlerin de yer aldığı köklü bir sanat ağının canlı bir parçasıdır. Kaynaklarda sanatçının 2002 yılında "yaşayan bir usta" olarak belirtilmesi ve ölüm tarihinin kesinleşmemiş olması, onun müzikal yolculuğunun zamanın ötesinde bir iz bırakarak günümüze kadar ulaştığını hatırlatmaktadır. Kalan Müzik yayınları ve radyo kayıtları üzerinden dinleyiciyle buluşan eserleri, Türk müziği dinleyicileri için hem bir başlangıç hem de derinleşmek için bir rehber niteliğindedir.

    Biyografi

    1930 yılında Gaziantep yakınlarındaki Nizip'te dünyaya gelen Necdet Yasar, Türk müziği tarihinin tanınmış tanbur virtüözlerinden ve müzik önderlerinden biridir. Sanatçının müzikal serüveni, ilk olarak bağlama çalmaya başladığı yıllara dayanır; ancak Mesut Cemil Bey'in bir performansından aldığı derin etkileme, onu tanbura yöneltmiştir. Göreceli olarak sessiz bir çalgı olan tanbur üzerinde daha kalın ve derin bir ses elde edebilmek için kendine has gelişmiş sağ ve sol el teknikleri geliştiren Yasar, bu teknik ustalığı ile tanınmaktadır. Kaynaklarda "tanburun şairi" olarak nitelendirilen sanatçı, özellikle taksim (improvisasyon) konusundaki eşsiz yeteneği ile müzik dünyasında iz bırakmıştır.

    Üniversite öğrenciliği döneminde devlete ait İstanbul Radyosu'na katılan Yasar, Mesut Cemil yönetimindeki Klasik Türk Müziği Korosu'nda tam 30 yıl boyunca performans sergileme şerefine nail olmuştur. Bu süreçte, Türk Klasik Müziği, Osmanlı Saray Müziği, Tasavvuf Müziği, Dünya Müziği ve Caz gibi geniş bir yelpazede yer almış ve çok yönlü bir sanatçı profili çizmiştir. Necdet Yasar, sadece sahne ve stüdyo çalışmalarına değil, aynı zamanda akademik dünyaya da katkı sunmuştur. 1972-73 ve 1980-81 yılları arasında Washington Üniversitesi Etnomüzikoloji Programı'nda konuk sanatçı olarak görev yapmış ve burada Osmanlı klasik müziği makam sistemi üzerine dersler vermiştir.

    Sanat mirasının sürdürülmesi adına 1988 yılında İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu'nu kurmuş ve 1995 yılında emekli olana kadar bu topluluğun müdürlüğünü yürütmüştür. Sanatçının diskografisinde, 1998 yılında Kalan Müzik etiketiyle yayımlanan "Necdet Yasar" (Kalan CD 102) albümü öne çıkmaktadır. Yasar'ın bestecisi Sedat Öztoprak ve Fahri Kopuz olan Suzidil Saz Semaisi, temsil ettiği eserler arasında yer almaktadır. Sanatçının "Üstün Ulusal Sanatçı" (Distinguished National Artist) unvanıyla onurlandırıldığı bilinmektedir. Kaynaklarda sanatçının ölüm tarihine dair kesin bir bilgi bulunmamakta olup, 2002 yılında sanatçının hâlâ "yaşayan bir usta" olarak tanımlandığı belirtilmiştir. Filmografi bilgisi mevcut kaynaklarda yer almamaktadır.

    Tarz

    Necdet Yasar’ın müzikal duruşu, başta tanbur olmak üzere Türk müziği enstrümantal geleneğinin ses dünyasını derinleştirme çabası üzerine şekillenir. Bağlama çalmaya başladıktan sonra Mesut Cemil’in bir performansından etkilenerek tanbura yönelen sanatçı, bu enstrümanın göreceli sessizliğini aşmak için özel bir teknik arayışına girmiştir. Geliştirdiği sağ ve sol el teknikleri sayesinde, tanbur üzerinden beklenmedik bir kalınlık ve yoğunluk elde etmiş; enstrümanın doğal ses karakterini genişleten bir üslup ortaya koymuştur. Bu teknik bütünlük, Yasar’ın kayıtlardaki ses dünyasında en belirleyici unsurlardan biri haline gelmiştir.

    Sanatçının müzikal kişiliği, "tanburun şairi" olarak nitelendirilmesinde yansıyan eşsiz bir taksim (improvisasyon) yeteneği üzerine kuruludur. Teknik ustalığı ön plana çıkaran yorum tarzı, Osmanlı saray müziği, Türk klasik müziği ve tasavvuf müziği geleneklerinin bir arada işlendiği geniş bir repertuvarı kapsamaktadır. Yasar’ın müzikal evreni, sadece bir icracı olmanın ötesinde, makam sistemine akademik bir bakış açısı getiren bir perspektif sunar. Washington Üniversitesi Etnomüzikoloji Programı'nda Osmanlı klasik müziği üzerine verdiği dersler, onun müzikal analiz ve yorumlamadaki titizliğini pekiştirmiştir.

    Yasar’ın müziği, disiplinli bir koro geçmişi ile kurucusu olduğu İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu’ndaki vizyonu arasında bir köprü işlevi görür. 1998 yılında yayımlanan "Necdet Yasar" albümü ve Suzidil Saz Semaisi gibi eserler, bu sanat duruşunun kayıtlara geçmiş önemli referanslarındandır. Dinleyici karşısına çıktığında, teknik mükemmelliğin ötesinde enstrümana şiirsel bir derinlik katan bu üslup, onu Türk müziği tarihinin öne çıkan ustaları arasına konumlandırır. Kaynaklarda sanatçının müzikal kimliği, teknik arayışlar ve taksim yeteneği üzerinden tanımlanırken, duygusal dünyasının bu teknik derinlik aracılığıyla ifade edildiği görülmektedir.

    Şarkılar ve Eserler

    Necdet Yasar'ın tanbur virtüözlüğünü yansıtan kayıtlar, mevcut güvenilir kaynaklarda sınırlı sayıdadır. Sanatçının diskografisinde en temel referans noktası, 1998 yılında Kalan Müzik etiketiyle yayınlanan "Necdet Yasar" (Kalan CD 102) albümüdür. Bu kayıt, onun "tanburun şairi" olarak bilinen taksim ve icra tekniklerini dinleyiciye sunması açısından önem taşır. Ayrıca kaynaklarda belirtilen tek temsilci eser olarak, bestecileri Sedat Öztoprak ve Fahri Kopuz olan Suzidil Saz Semaisi öne çıkmaktadır.

    Sanatçının kariyeri boyunca İstanbul Radyosu ve Washington Üniversitesi'ndeki çalışmalarında gerçekleştirdiği çok sayıda performans bulunmakla birlikte, detaylı bir eser listesi veya kapsamlı bir diskografi kaynağı mevcut değildir. 2002 yılında sanatçının "yaşayan bir usta" olarak anılması, müzikal mirasının daha geniş bir arşivi olabileceğini gösterse de, güvenilir kaynaklarda sadece bu albüm ve eser detayları yer almaktadır. Bu nedenle Necdet Yasar'ın icralarını takip etmek isteyenler için söz konusu Kalan kaydı ve Suzidil Saz Semaisi, sınırlı ama en güvenilir çalışma olarak kayıtlarda yerini korumaktadır.

    Context

    Necdet Yasar, 20. yüzyıl Türk müziği tarihinin en yetkin tanbur sanatkârlarından biri olarak kabul edilir. 1930 yılında Gaziantep’in Nizip ilçesinde dünyaya gelen sanatçı, üniversite öğrencisiyken devlete ait İstanbul Radyosu’na katılmasıyla müzik kariyerine başlamış ve bu sayede Türk Klasik Müziği’nin radyo dönemine damgasını vuran önemli isimler arasına yerleşmiştir. Mesut Cemil yönetimindeki Klasik Türk Müziği Korosu’nda yaklaşık 30 yıl boyunca performans sergilemesi, Yasar’ı dönemin en sağlam teknik ve yorumculuk örneklerinden biri haline getirmiş, onu müzik mirasının korunmasında kilit bir figür konumuna taşımıştır.

    Sanatçının kariyeri yalnızca sahne performansı ile sınırlı kalmamış, aynı zamanda Türk müziğinin teorik ve akademik alana taşınmasında da kilit rol oynamıştır. 1972-73 ve 1980-81 yılları arasında Washington Üniversitesi Etnomüzikoloji Programı’nda konuk sanatçı olarak görev alarak Osmanlı klasik müziği makam sistemi üzerine vermiş olduğu dersler, müziğin uluslararası akademik çevrelerde tanıtımı açısından önemli bir kilometre taşı niteliğindedir. Yerli sahnelere geri döndüğünde 1988 yılında kurduğu İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu ile müzik mirasının kuruluş düzeyinde korunmasına önderlik etmiş ve 1995 yılına kadar emekli olana kadar bu topluluğun müdürlüğünü sürdürmüştür.

    İcra hayatında bağlama çalmaya başladığı halde, bir Mesut Cemil performansından etkilenerek tanbura yönelen Yasar, bu göreceli olarak sessiz çalgının ses karakterini derinleştirmek adına geliştirdiği özel sağ ve sol el teknikleriyle tanınmaktadır. Kaynaklarda sıklıkla “tanburun şairi” olarak anılan sanatçının, özellikle taksim alanındaki eşsiz doğaçlama yeteneği, Türk müziği icracılık geleneğinde ayrı bir yere sahiptir. Üstün Ulusal Sanatçı ödülü ile onurlandırılan Yasar’ın ölüm tarihi kesin olarak kaynaklarda yer almamakta, ancak 2002 yılına ait kayıtlarda hâlâ yaşayan bir usta olarak belirtilmektedir. Bu yönüyle, Yasar; Osmanlı Saray Müziği, Tasavvuf Müziği ve Dünya Müziği gibi farklı alanlarda tecrübe edinen, kurumsal yapılar ve akademik çalışmalarla Türk müziği tarihine derin izler bırakmış bir müzik önderi olarak konumlanmaktadır.

    Kalıcı Miras

    Necdet Yasar, Türk müziği tarihine “tanburun şairi” olarak kazınmış, icra ediciliği ile birlikte eğitimci ve yönetici kimliğiyle de derin bir iz bırakmıştır. Göreceli sessizliğiyle tanınan tanbura, özel sağ ve sol el tekniği sayesinde daha kalın ve zengin bir ses karakteri kazandıran sanatçı, bu enstrümanın taksim (improvizasyon) yetkinliğini yeni bir seviyeye taşıdığına dair kabul görmektedir. İcra hayatına İstanbul Radyosu Klasik Türk Müziği Korosu’nda başladığı devasa 30 yıllık süreçte Mesut Cemil yönetimindeki kadroda yer alarak bir kuşağın temelini atarken, Washington Üniversitesi’ndeki konuk sanatçı dönemiyle Osmanlı klasik müziği makam sistemini akademik dünyaya aktaran nadir isimlerden biri olmuştur.

    Mirasının en somut ayağı ise 1988 yılında kurduğu İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu’dur; 1995 yılına kadar müdürlüğünü yürüttüğü bu kurum, geleneksel repertuvarın korunması ve yaşatılması misyonunu üstlenmiştir. Sanatçının 1998 yılında Kalan Müzik etiketiyle yayımlanan “Necdet Yasar” albümü, bu ustalık döneminin teknik ve sanatsal duruşunu kayıt altına alan temel belgelerden biri olarak dinleyicinin hafızasında yer etmiştir. 2002 kayıtlarında “yaşayan bir usta” olarak anılan Yasar’ın, “Üstün Ulusal Sanatçı” unvanıyla onurlandırılması da bu kültürel katkısının resmiyet kazanmış bir yansımasıdır. Nizip’ten Washington Üniversitesi Etnomüzikoloji Programı’na uzanan kariyer çizgisi, yerel kökenleri evrensel müzik çalışmalarıyla bütünleştiren bir müzik önderinin mirasını oluşturmaktadır. Ölüm tarihi konusunda kesin bilgi bulunmamasına rağmen, eserleri ve kurduğu topluluklar aracılığıyla Türk Klasik Müziği hafızasındaki yerini korumaktadır.

    Sık Sorulan Sorular

    1. Necdet Yasar ne zaman ve hangi enstrümanlarla müzik kariyerine başlamıştır? Necdet Yasar, 1930 yılında Gaziantep'in Nizip ilçesinde dünyaya gelmiştir. Gençlik döneminde bağlama çalmaya başlamış ancak Mesut Cemil'in bir performansından aldığı derin etkiyle yolunu tamamen tanbura çevirmiştir.

    2. Sanatçının tanbura özgü icra tekniği ve üslubu nasıl nitelendirilir? Yasar, tanburun göreceli sessizliğini aşmak için kendine has gelişmiş sağ ve sol el teknikleri geliştirmiştir. Bu tekniklerle enstrümana beklenmedik bir kalınlık ve yoğunluk kazandıran sanatçı, "tanburun şairi" olarak anılmakta ve özellikle taksim (improvizasyon) yeteneği ile tanınmaktadır.

    3. İstanbul Radyosu ve Washington Üniversitesi'ndeki görevleri nelerdir? Sanatçı, üniversite öğrencisiyken İstanbul Radyosu Klasik Türk Müziği Korosu'na katılmış ve Mesut Cemil yönetiminde yaklaşık 30 yıl boyunca görev yapmıştır. Ayrıca 1972-73 ve 1980-81 yılları arasında Washington Üniversitesi Etnomüzikoloji Programı'nda konuk sanatçı olarak Osmanlı klasik müziği makam sistemi üzerine dersler vermiştir.

    4. Necdet Yasar'ın kurduğu topluluk ve yönetim geçmişi hakkında bilgi var mıdır? Sanatçı, 1988 yılında İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu'nu kurmuştur. Yasar, 1995 yılında emekli olana kadar bu topluluğun müdürlüğünü yürütmüş ve geleneksel repertuvarın korunması misyonunu üstlenmiştir.

    5. Yasar'ın kayıtlı eserleri ve diskografisi neleri kapsamaktadır? 1998 yılında Kalan Müzik etiketiyle yayımlanan "Necdet Yasar" (Kalan CD 102) albümü temel referans kaynağıdır. Ayrıca bestecileri Sedat Öztoprak ve Fahri Kopuz olan Suzidil Saz Semaisi gibi eserleri bulunmaktadır. Ancak detaylı bir eser listesi veya kapsamlı bir diskografi kaynağı mevcut güvenilir kaynaklarda yer almamaktadır.

    6. Sanatçının yaşam durumu, ölüm tarihi ve aldığı ödüller hakkında ne bilinmektedir? Sanatçı, "Üstün Ulusal Sanatçı" unvanı ile onurlandırılmıştır. Ancak kaynaklarda sanatçının ölüm tarihine dair kesin bir bilgi bulunmamakta, 2002 yılına ait kayıtlarda hâlâ "yaşayan bir usta" olarak belirtilmektedir. Filmografi bilgisi de mevcut kaynaklarda yer almamaktadır.

    Kaynak


    © 1995-2025 Turkish Music and Voice Library
    Please read our disclaimer, contributor list and privacy statement.
    We support sales and listening of Turkish Music across United States and around the World
    This basically nonprofit website is built to promote Turkish culture around the world as an archive and reference
    If you'd like to help contact us at info(@)turkishmusic.org
    last update July 04 2026