Since 1995

Turkish Music and Voice Library

Home 

About Library 

Documents 

Artist Info 

Folk 

Pop (A-K) 

Pop (L-Z) 

Arabesque 

Tavern 

Classical (A-G) 

Classical (H-Z) 

Marches 

Religious 

Children 

Comedy 

Poetry 

People 

WorldMusic 

Iranian 

Greek 


Video 

Bizimyoutube 


Midi 

Links 

Radios 

Newspaper 

Best Sites 

Facebook 

Bluesky 


Shop TrMusic 

Help 

Contact 



04.07.26

why retro design

    Özay Gönlüm (read English version here | müzik örneklerini dinle)

    Intro

    Türk Halk Müziği'nin hem arşivcisi hem de sahnesinin yenilikçisi olarak hatırlanan Özay Gönlüm, 3400'den fazla türküyle TRT repertuvarına kazandırdığı devasa birikimi ve tasarladığı özgün enstrümanıyla müzikal mirasa eşsiz bir katkı sunmuştur. Muzaffer Sarısözen'in yol göstericiliğinde başlayan ve TRT Ankara Radyosu "Yurttan Sesler" geleneğinin disiplinli yapısında şekillenen sanatçı yolculuğu, onu sadece bir icracı değil, müziğin kurumsal hafızasını oluşturan önemli aktörlerden biri haline getirmiştir. Cura, bağlama ve çöğürü'yü tek bir gövdede birleştiren "Yâren" enstrümanını sahneye taşıyarak teknik sınırları zorlayan Gönlüm, Denizli ağzını kullandığı "Ninenin Mektupları" tiplemesi ve halkın günlük yaşamına değinen mizahi anlatımlarıyla izleyiciyle güçlü bir iletişim kurmuştur. Müzikal yetkinliğini 42 ülkede verdiği konserlerle dünyaya taşıyan sanatçı, Yeşilçam sinemasındaki performansları ve kamuyu seslendiği unutulmaz reklam replikleriyle müziğin sınırlarını aşarak popüler kültürün hafızasında yer bulmuştur. TRT ve Kültür Bakanlığı repertuvar kurullarındaki görevleriyle müziğin gelecek nesillere aktarımında sorumluluk üstlenen Özay Gönlüm, gelenek ile modernite arasında güçlü bir köprü kurarak Türk müziğinin hafızasında derin bir iz bırakmıştır.

    Biyografi

    1940 yılında Erzincan'ın Tercan ilçesinde dünyaya gelen Özay Gönlüm, gerçek adıyla Kemal Özay Gönlüm, Türk Halk Müziği'nin kurumsal hafızasının oluşumunda kilit rol oynamış bir derleyici ve icracıdır. Sanatçı, müzik eğitimiyle 1953 yılında Denizli Erkek Sanat Enstitüsü'ne başladığı kariyerine, Muzaffer Sarısözen ile 1957 ve 1960 yılları arasında tanışmasının ardından Ankara'ya taşınarak yön verdi. Sarısözen'in davetiyle TRT Ankara Radyosu'nun efsanevi "Yurttan Sesler" programına katılan Gönlüm, 1966 yılında "Yetişmiş Saz Sanatçısı" unvanıyla radyo korosu kadrosuna girerek profesyonel anlamda TRT geleneğinin bir parçası haline gelmiştir.

    Gönlüm, sadece sahne üzerinde değil, müzikal arşivcilik alanında da derin izler bırakmıştır. TRT Türk Halk Müziği Repertuvar Kurulu ve Kültür Bakanlığı HAGEM Repertuvar Kurulu üyeliği de dahil olmak üzere kurumsal görevlerde bulunan sanatçı, 3400'den fazla türkü derleyerek TRT repertuvarına kazandırmıştır. Kendine has bir stil yaratan Gönlüm, tasarladığı "Yâren" adlı enstrümanla müziğe teknik bir yenilik getirmiştir. Cura, bağlama ve çöğürü'yü tek bir gövdede birleştiren bu enstrümanıyla sunduğu şovlar, onu geleneksel yapının içine modern bir dokunuş katmayı başaran bir isim olarak öne çıkarmıştır.

    Sanatçının en belirgin özelliklerinden biri, Denizli ağzını kullanarak geliştirdiği "Ninenin Mektupları" adlı tiplemesidir. Bu anlatım diliyle halk hikayelerini ve aile bağlarını mizahi bir üslupla işleyen Gönlüm, "Ninenin Mektubu", "Denizli'nin Horozları (Çil Horoz)", "Evlerinin Önü Bulgur Kazanı" ve "Cemilemin Gezdiği Dağlar Meşeli" gibi eserleriyle dinleyici kitlesine ulaşmıştır. 1973 yılından itibaren İzmir Enternasyonal Fuarı'nda düzenli olarak sahne alan Gönlüm, konserlerini Avrupa, ABD, Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere toplamda 42 farklı ülkeye yayarak Türk Halk Müziği'nin uluslararası temsilcisi olmuş, Zeki Müren gibi isimlerle de paylaştığı sahnelerde yer almıştır.

    Özay Gönlüm, müzik dünyasının ötesinde popüler kültürde de yer bulmuştur. 1986 yılında Yeşilçam sinemasının "Düğüm" filminde başrol oynamış, ancak diğer sinema yapımlarının tam listesi kaynaklarda tam olarak netleşmemiştir. 1980'lerde Maliye Bakanlığı KDV reklamlarında yer alarak "Fişini de Al Mustafa Ali" repliğiyle kamuya seslenmesi, onu daha geniş kesimlerce tanınan bir isim haline getirmiştir. 1991 yılında yayımlanan "Yaren (Nineden Toruna Mektuplar)" albümü (kaynaklarda çıkış yılı için 2001 tarihi de geçmektedir), sanatçının arşiv değerindeki çalışmalarını somutlaştıran kayıtlardan biridir. 2004 ve 2005 yıllarında çıkan "Arşiv Kayıtları" ve "Özay Gönlüm Koleksiyonu" albümleri ise eserlerini günümüze taşıyan önemli çalışmalardır.

    1940 yılında Erzincan'da doğan Gönlüm, eşi Ayten Gönlüm'den Evren ve Ezgi adında iki kız babasıdır. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından "Yılın İletişimcisi" ödülüne layık görülmüştür. 1 Mart 2000 tarihinde (kaynakların çoğunluğuna göre) Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde vefat eden sanatçının mezarı Cebeci Asri Mezarlığı'nda bulunmaktadır. Özay Gönlüm; tasarladığı enstrümanı, TRT repertuvarına aktardığı binlerce eser ve kurduğu tiplemelerle Türk Halk Müziği tarihinin öne çıkan ve benzersiz isimlerinden biri olarak hatırlanmaktadır.

    Stil

    Özay Gönlüm, Türk Halk Müziği sahnesinde hem derin bir arşivci hem de kendine has bir anlatım dili kuran nadir seslerden biriydi. TRT Ankara Radyosu “Yurttan Sesler” geleneğinin disipliniyle yetişmiş olsa da, sahne karşısındaki duruşu onu sadece bir icracı değil, aynı zamanda bir hikâye anlatıcısı olarak tanımlıyordu. Özellikle Denizli ağzıyla icra ettiği ve “Ninenin Mektupları” başlığı altında tanıttığı tiplemesi, müziği sıradan bir performans olmaktan çıkarıp samimi bir sohbete dönüştürüyordu. Sesi, köy hayatının koşuşturmasını, aile bağlarının sızısını ve halkın günlük dertlerini, içinden gelen bir sıcaklıkla nakletmeye elverişliydi.

    Repertuvarı, derlediği 3400’den fazla türkü ile geniş bir coğrafyaya ve duygusal zemine yayılıyordu. “Denizli'nin Horozları”ndaki hareketlilikten, “Ninenin Mektubu”ndaki hüzünlü veda sesine; “Evlerinin Önü Bulgur Kazanı”ndaki gündelik yaşantının ritminden, “Çöz de Al Mustafa Ali” ile kamusal hafızaya yerleşen toplumsal eleştiri ve mizaha uzanan bir yelpaze sunuyordu. Sanatçı, sadece şarkı söylemekle kalmayıp, tasarladığı “Yâren” enstrümanı ile curayı, bağlamayı ve çöğürü tek bir gövdede birleştirerek müziğe teknik bir yenilik getirmekten çekinmemişti. Bu üçlü enstrüman, onun sahneye konuk olarak değil, müziğin özünü yenileyen bir kurgucu olarak çıktığını gösteriyordu.

    Duygusal dünyası, 42 farklı ülkede verdiği konserlerde hissettirdiği evrensel karşılıkla yerliliğin ve köklerine bağlılığın dengeli bir harmanını yansıtıyordu. 1980’lerdeki Maliye Bakanlığı reklamındaki o meşhur “Fişini de Al Mustafa Ali” repliği, sanatçının müziğin sınırlarını aşarak kitlelerle kurduğu iletişimdeki mizah ve uyum yeteneğinin bir kanıtıydı. Özay Gönlüm, kendi besteleriyle değil, halkın sesiyle ve kendi yorumuyla o kadar bütünleşmişti ki, icraları sadece bir müzik deneyimi değil, nesiller arası bir aktarım, bir köprü vazifesi görüyordu.

    Şarkılar ve Eserler

    Özay Gönlüm'ün müzikal mirası, icra ettiği seslerin ötesinde, derlediği 3400’den fazla türkünün TRT repertuvarına kazandırılmasıyla şekillenmiştir. Sanatçının temsil ettiği eserler, Türk Halk Müziği'nin kurumsal hafızasında önemli bir yer tutarken, dinleyici kitlesine ulaşan en bilinen parçalar arasında "Denizli'nin Horozları" (Çil Horoz) ve "Evlerinin Önü Bulgur Kazanı" sayılabilir. Bu eserler, yöresel ağzın ve halk yaşantısının şarkı sözüne yansıtıldığı, Anadolu'nun gündelik yaşamını müziğe taşıyan çalışmalardır. Benzer temayı işleyen "Sobalarında Kuru Meşe", "Şu Dağlar Tepe Tepe", "Tepsi Tepsi Fındıklar" ve "Cemilemin Gezdiği Dağlar Meşeli" başlıkları da Gönlüm'ün saz enstrümanlarıyla özenle seçtiği repertuvarın temel taşlarındandır.

    Sanatçının anlatıcı kimliği, özellikle "Ninenin Mektubu", "Asmam Çardaktan", "Osmanımın Mendili" ve "Sultan Seccadesi" gibi parçalarda ön plana çıkar. Denizli ağzını kullanarak geliştirdiği "Ninenin Mektupları" tipleme çalışması, bu bestelerle birleşerek hikâye anlatıcılığını pekiştirmiştir. Gönlüm, bu eserlerde aile bağlarını, özlemi ve mektup temasını samimi bir dille işlemiş, "Elif Dedim Be Dedim" gibi başlıklarıyla da geleneksel türkülerin anlatım gücüne yenilikçi bir dokunuş getirmiştir.

    Müzikal çalışmaları arasında dikkat çeken bir diğer nokta ise popüler kültürle kurduğu bağdır. 1980'lerde Maliye Bakanlığı KDV reklamlarında yer alan "Fişini de Al Mustafa Ali" repliği, sanatçının temsil ettiği "Çöz de Al Mustafa Ali" adlı çalışmasıyla kültürel hafızada iz bırakmıştır. Bu bağlamda eserler, sadece birer türkü olmaktan çıkıp dönemin sosyo-kültürel mesajlarını da taşıyan referans noktaları haline gelmiştir.

    Özay Gönlüm'ün kayıtları, vefatından sonra da arşiv niteliğinde yayınlanmaya devam etmiştir. 1991 yılında "Yaren (Nineden Toruna Mektuplar)" adıyla yayınlanan albüm, sanatçının tasarladığı ve cura, bağlama ile çöğürü birleştiren üçlü enstrüman "Yâren"i tanıttığı önemli bir çalışmadır. 2004'te yayımlanan "Arşiv Kayıtları" ve Kalan Müzik tarafından çıkarılan "Özay Gönlüm Koleksiyonu" (2005), sanatçının farklı dönemlerine dair sesleri bir araya getirirken; "Bütün Mektuplarım" adlı EP çalışması ise bu temayı derinleştiren kayıtları içerir. 2012'de piyasaya sürülen "Ninenin Mektubu" ise bu serinin güncellenmiş bir yüzü olarak karşımıza çıkar. Tüm bu kayıtlar, Gönlüm'ün sadece bir icracı değil, aynı zamanda bir derleyici ve aktarıcı olduğunu kanıtlayan belgeler niteliğindedir.

    Bağlam

    Özay Gönlüm, 20. yüzyıl Türk Halk Müziği tarihinin hem kurumsal hafızasına katkı sağlayan derleyici kimliği hem de sahne performansıyla öne çıkan özgün tavrıyla dikkat çeken bir isim olarak yer tutar. Sanatçının müzikal yolculuğu, Muzaffer Sarısözen ile tanışması ve bu bağlamda Ankara Radyosu "Yurttan Sesler" programına dahil olmasıyla şekillenmiştir. TRT Ankara Radyosu korosunda "Yetişmiş Saz Sanatçısı" olarak görev yapmasının ötesinde, TRT Türk Halk Müziği Repertuvar Kurulu ve Kültür Bakanlığı HAGEM Repertuvar Kurulu üyeliği gibi görevler üstlenmesi, onu sadece bir icracı değil, aynı zamanda repertuarın oluşumunda etkili olan bir aktör haline getirmiştir. Bu süreçte 3400'den fazla türküyü derleyerek TRT repertuvarına kazandırmış olması, Türk müziğinin arşivcilik hareketi içindeki rolünü belirleyen en somut kanıtlardan biridir.

    Sahne pratiğinde ise geleneksel sınırları aşan bir yaklaşım sergilemiştir. Denizli ağzını kullanarak yarattığı "Ninenin Mektupları" karakteri ve buna eşlik eden mizahi anlatım tarzı, onu klasik halk müziği figürlerinden ayıran ve geniş dinleyici kitlesine ulaşmasını sağlayan belirgin bir özellik olmuştur. Müzikal yenilik arayışında ise cura, bağlama ve çöğürüyü tek bir gövdede birleştiren "Yâren" adlı enstrümanı tasarlayarak sahneye yansıtmıştır. 1973 yılından itibaren İzmir Enternasyonal Fuarı'nda ve Avrupa, ABD, Çin, Hindistan dahil 42 farklı ülkede düzenlediği konserlerle uluslararası arenada da Türk halk müziğini temsil etmiştir.

    Sanatçının kültürel hafızadaki etkisi yalnızca müzik sahnesiyle sınırlı kalmamış, 1980'li yılların popüler kültürüne de damga vuran yapımlarda yer almıştır. 1986 yapımı Yeşilçam filmi "Düğüm"de başrol oynamasının yanı sıra, Maliye Bakanlığı'nın KDV reklamlarında sergilediği "Fişini de Al Mustafa Ali" rolü, onu genel kitle hafızasında müziğin ötesinde bir tanınan figür haline getirmiştir. Bu yönüyle Özay Gönlüm, Türk halk müziği geleneğini bir yandan derleyip kurumsallaştırırken, diğer yandan sahne şovları ve kitle iletişim araçları aracılığıyla dönemin popüler kültürüyle harmanlayan bir geçiş figürü olarak anılmaktadır.

    Miras

    Özay Gönlüm’ün sanat hayatı, sadece sahne üstündeki sesinden ibaret kalmamış; Türk Halk Müziği’nin kurumsal hafızasına ve popüler kültürün günlük kullanımına dokunan çok katmanlı bir miras bırakmıştır. TRT Ankara Radyosu “Yurttan Sesler” geleneğinin bir parçası olarak yetişen Gönlüm, bu disiplini kendi derlemeleriyle zenginleştirerek müzikal hafızanın en güvenilir aktarıcılarından biri haline gelmiştir. Gerçekleştirdiği derlemelerle TRT repertuvarına kazandırdığı 3400’den fazla türkü, onun en somut ve kalıcı sanatsal mirası olarak günümüz repertuarlarında yer almaya devam etmektedir.

    Sahne sanatı ve enstrümantal yaklaşımındaki yenilikçiliği de ayrı bir öneme sahiptir. Cura, bağlama ve çöğürüyü tek bir yapıda birleştiren “Yâren” isimli özel tasarım enstrümanı, hem teknik bir buluş hem de sahne gösterisinin bir parçası olarak onun imzasını taşımaktadır. Bu özgün duruş, 42 ülkede gerçekleştirdiği konserlerle birleşerek Türk halk müziğinin uluslararası arenadaki temsilinde önemli bir rol üstlenmesini sağlamıştır. Ayrıca TRT Türk Halk Müziği Repertuvar Kurulu ve Kültür Bakanlığı HAGEM Repertuvar Kurulu üyelikleriyle müzik politika ve repertuar seçimlerinde de kurucu bir konuma sahip olmuştur.

    Kamusal alanda ve hafızada bıraktığı iz ise daha gündelik bir karakter taşır. “Ninenin Mektupları” adlı tipleminde Denizli ağzını kullanarak yarattığı anlatım dili, halk hikayelerini mizahi ve samimi bir dille aktarmasını sağlamıştır. Özellikle 1980'lerdeki Maliye Bakanlığı KDV reklamındaki “Fişini de Al Mustafa Ali” repliği, bir neslin hafızasında yer etmiş nadir sanatçı-slogan eşleşmelerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Yeşilçam sinemasındaki Düğüm filmi başrolü ve Yaren albümüyle müzik arşivlerine de katkıda bulunan Gönlüm, bir arşivci, bir icracı ve bir iletişimci olarak müzik tarihimizdeki yerine sağlam bir yer edinmiştir.

    Sık Sorulan Sorular

    Özay Gönlüm TRT repertuvarına ne kadar büyük bir katkıda bulunmuştur? Sanatçı, TRT repertuvarına kazandırdığı 3400'den fazla türkü ile Türk Halk Müziği'nin kurumsal hafızasına eşsiz bir katkı sunmuştur. Bu çalışmalarını TRT Türk Halk Müziği Repertuvar Kurulu ve Kültür Bakanlığı HAGEM Repertuvar Kurulu üyelikleriyle de desteklemiştir.

    "Yâren" adlı enstrüman nedir ve nasıl tasarlanmıştır? Gönlüm, sahne pratiğinde teknik sınırları zorlamak amacıyla tasarladığı "Yâren" adlı enstrümanı kullanmıştır. Bu özgün tasarım, cura, bağlama ve çöğürü'yü tek bir gövdede birleştirmeyi hedefler ve geleneksel yapının içine modern bir dokunuş katmayı amaçlar.

    Sanatçının sahne performansı ve tarzında öne çıkan özel bir unsur var mıdır? Evet, Özay Gönlüm Denizli ağzını kullanarak geliştirdiği "Ninenin Mektupları" adlı tiplemesiyle tanınır. Bu anlatım dili ile halk hikayelerini ve aile bağlarını mizahi bir üslupla işlemiş, icralarını samimi bir sohbete dönüştürmüştür.

    Müzikal kariyerinin ötesinde popüler kültürde hangi eserlerle yer bulmuştur? 1986 yapımı Yeşilçam filmi "Düğüm"de başrol oynamış ve 1980'lerde Maliye Bakanlığı KDV reklamlarında sergilediği "Fişini de Al Mustafa Ali" repliğiyle kitle iletişiminin hafızasında yer etmiştir. Ayrıca 42 farklı ülkede düzenlediği konserlerle Türk Halk Müziği'nin uluslararası temsilcisi olmuştur.

    Kaynaklarda sanatçıyla ilgili netleşmemiş veya çelişkili bilgiler bulunmaktadır mı? Evet, bazı detaylar kaynaklarda tam olarak netleşmemiştir. Diğer sinema yapımlarının tam listesi netleşmemiştir ve "Yaren (Nineden Toruna Mektuplar)" albümünün çıkış yılı için kaynaklarda hem 1991 hem de 2001 tarihleri geçmektedir.

    Kaynak


    © 1995-2025 Turkish Music and Voice Library
    Please read our disclaimer, contributor list and privacy statement.
    We support sales and listening of Turkish Music across United States and around the World
    This basically nonprofit website is built to promote Turkish culture around the world as an archive and reference
    If you'd like to help contact us at info(@)turkishmusic.org
    last update July 04 2026