Since 1995

Turkish Music and Voice Library

Home 

About Library 

Documents 

Artist Info 

Folk 

Pop (A-K) 

Pop (L-Z) 

Arabesque 

Tavern 

Classical (A-G) 

Classical (H-Z) 

Marches 

Religious 

Children 

Comedy 

Poetry 

People 

WorldMusic 

Iranian 

Greek 


Video 

Bizimyoutube 


Midi 

Links 

Radios 

Newspaper 

Best Sites 

Facebook 

Bluesky 


Shop TrMusic 

Help 

Contact 



04.07.26

why retro design

    Refik Fersan (read English version here)

    Giriş

    Refik Fersan, Türk Sanat Müziği tarihinin en köklü isimlerinden biridir; Osmanlı'nın son dönem geleneklerinden Cumhuriyet'in kurumsal müzik anlayışına uzanan kritik geçiş döneminde hem bir usta icracı hem de bir kurucu güç olarak yer almıştır. Tanburi Cemil Bey'in öğrenciliğinde yetiştirilen Fersan, virtüöz tanbur yorumculuğunun yanı sıra besteciliği ve notacılık faaliyetleriyle de müzik tarihine damga vurmuştur. Darülelhan'dan Mızıka-i Humayun'a, Cumhurbaşkanlığı Fasıl Heyeti'nden radyo mecralarına kadar uzanan kariyeri, dönemin müzikal dönüşümünü yakından gözlemleyenlerin öncüsü konumundadır.

    Sanatçının en dikkat çekici yönlerinden biri, unutulmuş Selmek makamını yeniden canlandırması ve eski eserleri Batı notasına çevirmeye çalışmasıdır. Kendi ifadesiyle 400 eser bestelediği aktarılsa da, bu katalogun tam detayları ve bazı kariyer tarihleri kaynaklarda çeşitlilik göstermekle birlikte, 1927 yılından itibaren yayımlanan plakları ve taksim kayıtları onu bugüne taşıyan en somut belgelerdir. "Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı?" ile başlayıp yazın Fenerbahçe'de geçirilen günleri betimleyen eserlerine kadar geniş bir repertuvara sahip olan Fersan, eserlerinde aşk, hasret ve maneviyat temalarını işlemiştir. İstanbul'da doğup hayatını burada tamamlayan sanatçı, Zincirlikuyu'daki mezarının ötesinde, müziğin kurumsallaşmasındaki payı ve besteleriyle Türk Sanat Müziği hafızasında güçlü bir iz bırakmıştır.

    Biyografi

    Refik Fersan, 1893 yılında İstanbul'un Şehzadebaşı semtinde dünyaya gelmiş ve 13 Haziran 1965'te yine İstanbul'da hayatını sonlandırmıştır. Refik Şemseddin Fersan olarak da anılan sanatçı, Osmanlı Klasik Müziği'nden Cumhuriyet'in kurumsal müzik yapısına geçiş döneminde öne çıkan bir tanbur virtüözü ve bestekârdır. Babası Mehmed Şemseddin Bey, Siyavuş Paşa'nın torunu olarak tarihsel bir aileye mensuptur.

    Eğitim hayatına Galatasaray Lisesi'nde devam eden Fersan, bu okuldan 1909 yılında mezun olmuştur. Müzik kariyerine 1904 veya 1905 yılları arasında Tanburi Cemil Bey'den aldığı tambur dersleriyle başlamış, Darülelhan'daki başarılı sınavı neticesinde Şehzade Ziyaeddin Efendi tarafından altın saat ile ödüllendirilmiştir. 1917 yılında Darülelhan'da "tanbur muallimi", 1918 yılında ise Mızıka-i Humayun'da yüzbaşı rütbesiyle "muallim muavini" olarak görev almıştır. 1924 yılında Cumhurbaşkanlığı Fasıl Heyeti Şefi unvanıyla Ankara'ya transfer edilmiş, ancak 1927 yılında sağlık sorunları nedeniyle bu görevden ayrılarak İstanbul'a yerleşmiş ve ilk plağını çıkarmıştır.

    Ankara Radyosu ve İstanbul Radyosu'nda çalışmalarını sürdürdüyse de, Ankara Radyosu'na geçiş tarihinin kaynaklarda 1936 veya 1938 olarak farklılık gösterdiği kayıtlara geçmiştir. Uluslararası alanda, 1948 veya 1949 yıllarında Suriye Şam Konservatuvarı'na Şark Musikisi Mütehassıs Müşaviri olarak davet edilmiştir. Yaklaşık 6 ay süren bu görevi, evinin yanında patlayan bir bomba nedeniyle yarıda kalıp İstanbul'a dönmek zorunda kalmasıyla sona ermiştir. 1953 yılında geçirdiği mide kanaması sonucu müzik kariyerinden tamamen ayrılmak zorunda kalmıştır.

    Müzikal mirası açısından Refik Fersan'ın kendi ifadesine göre toplam 400 eser bestelediği belirtilmekle birlikte, bu eserlerin tam listesine kaynaklarda ulaşılamamaktadır. Eski bestekârların eserlerini Hâmparsum notasından Batı notasına çevirme çalışmaları yapmış ve unutulmuş Selmek makamını yeniden canlandırarak bu makamda besteler telif etmiştir. Kendisine Atatürk'ün isteği üzerine Nikriz makamlı bir Saz Semaisi besteleyip aynı gece icra ettiği rivayet edilmektedir. 1927 yılında ilk plağı yayınlanmış olup, toplamda 6 taksim plağı bulunmaktadır.

    Özel hayatında 1913 yılında Fahire Fersan ile İsviçre, Cenevre'de evlenmiştir. Hayrettin, İmran, Melek ve Füruzan adlarında dört çocuğu bulunmaktadır. 1965 yılında vefat etmiş ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir. Mevcut kaynaklarda sanatçının filmografisine dair bir bilgi bulunmamakta ve resmi ödül kayıtları yer almamaktadır.

    Stil

    Refik Fersan, Türk Sanat Müziği geleneğinde bir bestekâr ve tanbur ustası olarak, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş döneminin müzikal kimliğini yansıtan nadir isimlerdendir. Sanatçının müzikal dünyasında en baskın olan unsur, besteciliği ve icracılığın yanı sıra, müzikal mirası kayıt altına alma ve koruma çabasıdır. Kendi ifadesiyle toplam 400 eser bestelediği belirtilen Fersan'ın bu geniş arşivi içinde, unutulmuş Selmek makamını yeniden canlandırıp bu alanda besteler yapması öne çıkar. Bestelerinin ve icralarının temelinde aşk, hasret ve derin bir hüznün yanı sıra, "Gel bu yaz şöyle Fenerbahçe'de birkaç gün kal" gibi parçalarla dönemin sosyokültürel atmosferine dokunan bir samimiyet yatmaktadır. Kürdilihicazkâr makamındaki "Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı?" veya Acemkürdî'li "Rüzgâr uyumuş ay dalıyor her taraf ıssız" gibi eserler, repertuvarının duygusal derinliğini ve klasik formata hakimiyetini göstermektedir.

    Tanbur virtüözlüğü, eğitim aldığı Tanburi Cemil Bey'in izlerini taşıyan stilistik bir çizgi izlerken, notasyon alanındaki katkıları da sanatçının müzikal kişiliğinin bir parçasıdır. Eski eserleri Hâmparsum notasından Batı notasına çevirme sürecine dahil olması, Fersan'ı yalnızca bir icracı değil, aynı zamanda müzikal arşivin mimarlarından biri haline getirmektedir. 1927 yılında yayımlanan ilk plâğı ve günümüze ulaşan altı adet taksim plak kaydı, sesini ve icra tarzını dinleyiciye ulaştıran en önemli somut verilerdir. Ancak mevcut kayıtlar ve kaynaklar, sanatçının vokal performansı ve ses özellikleri hakkında detaylı teknik analizlere olanak tanıyacak genişlikte değildir. Dolayısıyla Refik Fersan'ın stil analizi daha çok bestecilik vizyonu, tanbur çalımındaki ustalığı ve dönemsel bağlamı üzerinden şekillenmektedir. Radyo çağına damgasını vuran bir şef ve hocaya, kurumsallaşan müziğin içinde yerini sağlamlaştırmış bir usta olarak, Fersan'ın müziği zamanın tanbiriyle ve bestelerinin notalarında saklı kalmıştır.

    Şarkılar ve Besteler

    Refik Fersan'ın sesli mirası, 1927 yılında yayımlanan ilk plağıyla şekillenmeye başlamış ve diskografisinde toplamda 6 adet taksim plağı da yer almıştır. Bestekârlık kimliği, Türk Sanat Müziği repertuvarında farklı makamlarda kendine yer bulan eserleriyle kendini gösterir. Külliyatı hakkında kendi ifadelerinde toplam 400 eser bestelediğine dair bilgilere rastlansa da, mevcut kaynaklarda bu kapsamlı külliyata ait tam bir liste bulunmamaktadır. Yine de temsil niteliği taşıyan bazı parçalar, sanatçının müzikal anlatımını ve makam tercihlerini net bir biçimde ortaya koymaktadır.

    Mahur makamında "Dün yine günümüz geçti beraber" ve "Ver sâkî tâzelendi derdim bu gece" isimli eserleriyle derinlikli bir hasret temasını işleyen Fersan, aynı zamanda "Kirpiğine sürme çek kına yak parmağına" adlı Nikrîz bestesiyle de dikkat çeker. Aşk ve cefa temalarını Kürdilihicazkâr'da "Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı?" ve Uşşak'ta "Bekliyorum günlerdir gelmiyorsun sen a güzel" parçalarıyla işleyen bestekâr, Acemkürdî'deki "Rüzgâr uyumuş ay dalıyor her taraf ıssız" eseri ile Segâh makamındaki "Düştü enginlere bir ince hüzün" ifadesini de repertuvarına dahil etmiştir. Dönemine dair coğrafi ve kişisel bir iz taşıyan ve Hicaz makamında bestelenen "Gel bu yaz şöyle Fenerbahçe'de birkaç gün kal" adlı eseri ise, sanatçının dünyasına dair özel bir gönderme niteliği taşır.

    Refik Fersan'ın bestekârlık mirası sadece yeni bestelerle sınırlı kalmamış, eski eserlerin Hâmparsum notasından Batı notasına çevrilmesi çalışmalarını da kapsamıştır. Unutulmuş Selmek makamını yeniden canlandırıp bu makamda eserler bestemesi, Türk müziği literatüründeki önemini artıran diğer bir husustur. Ancak mevcut veriler, bu 400 eserlik toplamın hangi makamlarda veya hangi tarihlerde bestelendiğine dair detaylı bir kronoloji sunmamaktadır. Kaynaklardaki sınırlı bilgi birikimi ışığında, yukarıda adı geçen eserler Refik Fersan'ın tanınan ve kayıt altına alınmış öne çıkan yapıtları olarak değerlendirilmektedir.

    Bağlam

    Refik Fersan, Türk Sanat Müziği'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kurumsal müzik yapısı arasında bir köprü vazifesi görmüş önemli bestekâr ve tanbur ustalarından biridir. 1893 yılında İstanbul'un Şehzadebaşı semtinde dünyaya gelen Fersan, babasının Siyavuş Paşa'nın torunu olması gibi soyağacı detayları ile döneminin entelektüel ve siyasi çevrelerine yakınlığını göstermektedir. 13 Haziran 1965 tarihinde vefat eden sanatçı, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilerek müzik tarihindeki yerini almıştır.

    Eğitim ve kariyer süreci, müzik geleneğinin nesilden nesile aktarımında kritik bir rol oynamıştır. 1904 veya 1905 yıllarında başlattığı tambur eğitimini usta Tanburi Cemil Bey'den alarak tamamlaması, onun bu enstrümanın en yetkin temsilcilerinden biri olarak tanınmasını sağlamıştır. Darülelhan'da tanbur muallimliği ve Mızıka-i Humayun'da muallim muavinliği görevleri, onun klasik Osmanlı müziği kurumlarındaki yetkinliğini ortaya koymaktadır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Ankara'ya nakledilmesi ve Cumhurbaşkanlığı Fasıl Heyeti Şefliği'ne getirilmesi, sanatçıyı sadece bir icracı olmaktan çıkarıp müziğin kurumsallaşma sürecinde aktif bir paydaş haline getirmiştir.

    Radyo yayıncılığının geliştiği dönemlerde İstanbul ve Ankara Radyosu'nda görev yapan Refik Fersan, müziğin halka erişiminde yeni mecraların inşasına katkı sağlamıştır. 1948 veya 1949 yılları arasında Suriye Şam Konservatuvarı'nda Şark Musikisi Mütehassıs Müşaviri olarak görev yapması, Türk müziğinin sınırlar ötesindeki temsilciliğini de işaret etmektedir. Bu süreçte Suriye'deki görevi sırasında evinin yanında patlayan bir bomba nedeniyle görevini tamamlayamaması, o dönemde bölgedeki siyasi ve sosyal dinamiklerin sanatçı üzerindeki etkisini hatırlatmaktadır.

    Bestekârlığı ve teknik çalışmaları ile müzikal mirasa önemli katkılar sağlamıştır. Kendi ifadesiyle toplam 400 eser bestelediği belirtilen Fersan, eski eserleri Hâmparsum notasından Batı notasına çevirerek modern nota sistemiyle korunmalarına ön ayak olmuştur. Özellikle unutulmuş Selmek makamını yeniden canlandırıp eserler bestelemesi, makam kültürünün sürekliliğindeki rolünü vurgulamaktadır. 1927 yılında ilk plağını yayımlaması ve kayıtlara 6 taksim geçmesi, dönemin fonografik teknolojisiyle müziği belgeleme konusundaki çabalarını göstermektedir. Aşk, hasret ve mevsimsel temalar işlediği "Beni candan usandırdı", "Rüzgâr uyumuş" veya "Gel bu yaz şöyle Fenerbahçe'de" gibi eserleri, o dönemin duygu dünyasını ve yaşam tarzını günümüze taşıyan somut ses kayıtlarıdır.

    Miras

    Refik Fersan'ın müzikal mirası, Osmanlı klasik müziği geleneğinin Cumhuriyet dönemi kurumsal yapısına aktarımındaki kilit rolüyle tanımlanır. Tanburi Cemil Bey gibi bir ustadan aldığı eğitim ve Darülelhan'dan Cumhurbaşkanlığı Fasıl Heyeti'ne uzanan mesleki yolculuğu, onun bir dönemin müzik altyapısını şekillendiren figürlerden biri olduğunu gösterir. 1927 yılında yayımlanan ilk plağı ve günümüze ulaşan 6 adet taksim kaydı, ses sanatını tarihe not düşen somut izleridir.

    Bestecilik konusundaki katkısında, kendi ifadesiyle toplam 400 eser bestelediği belirtilmektedir. Ancak bu eserlerin tamamına dair detaylı ve güncellenmiş bir liste mevcut kaynaklarda bulunmamaktadır. Buna rağmen, unutulmuş makamlardan Selmek makamını yeniden canlandırarak besteler kaleme alması ve eski eserleri Hâmparsum notasından Batı notasına çevirme çalışmalarına öncülük etmesi, onun bestecilik ve müzikoloji alanındaki özgün değerini ortaya koymaktadır.

    Hayatı boyunca İstanbul ve Ankara Radyosu gibi kurumların yanı sıra Suriye Şam Konservatuvarı'nda görev almış olması, eserlerinin sadece yerel değil, bölgesel olarak da tanındığını gösterir. Kaynaklarda doğum, eğitim ve görev tarihlerinde bazı tutarsızlıklar (örneğin tambur eğitiminin başlangıcı veya radyo görev tarihleri) bulunmakla birlikte, Fersan'ın müzikal yetkinliği üzerindeki görüşler birleşmektedir. Resmi ödül kayıtlarının veya filmografisinin kaynaklarda yer almaması, hakkındaki bilginin kısmen sınırlı kalmasına neden olsa da; "Beni candan usandırdı" ve "Gel bu yaz şöyle Fenerbahçe'de..." gibi bestelerinin hala seslendirilmesi, onun izleyici hafızasındaki yerini sağlamlaştırmaktadır. Refik Fersan, tanbur virtüözlüğü ve dönemin müzik modernleşmesindeki rolüyle Türk Sanat Müziği tarihinin kurucu figürlerinden biri olarak anılmaktadır.

    Sık Sorulan Sorular

    1. Refik Fersan kimdir ve müzik kariyerinde hangi roller üstlenmiştir? Refik Fersan, Osmanlı'nın son dönem geleneklerinden Cumhuriyet'in kurumsal müzik anlayışına uzanan geçiş döneminin öne çıkan bir tanbur virtüözü ve bestekârıdır. Tanburi Cemil Bey'in öğrencisi olarak yetişmiş; Darülelhan'da tanbur muallimi, Mızıka-i Humayun'da muallim muavini ve Cumhurbaşkanlığı Fasıl Heyeti'nde şef olarak görev almıştır. Ayrıca Ankara ve İstanbul Radyosu ile Suriye Şam Konservatuvarı'nda çalışmıştır.

    2. Refik Fersan'ın bestelerinin sayısı ve kayıt durumu hakkında ne bilinmektedir? Sanatçının kendi ifadesine göre toplam 400 eser bestelediği belirtilmekle birlikte, bu eserlerin tam listesine mevcut kaynaklarda ulaşılamamaktadır. Bu katalogun tam detayları ve bazı kariyer tarihleri kaynaklarda çeşitlilik göstermekle birlikte, 1927 yılından itibaren yayımlanan plakları ve taksim kayıtları onu bugüne taşıyan en somut belgelerdir.

    3. Türk Sanat Müziği literatürüne teknik veya teorik ne gibi katkılar sağlamıştır? Fersan, eski eserleri Hâmparsum notasından Batı notasına çevirme çalışmalarına dahil olarak müzikal arşivin mimarlarından biri haline gelmiştir. Ayrıca unutulmuş Selmek makamını yeniden canlandırıp bu makamda besteler telif etmesi, onun makam kültürünün sürekliliğindeki rolünü vurgulamaktadır.

    4. Repertuarında hangi bilinen eserleri bulunmaktadır? Sanatçının repertuarı aşk, hasret ve maneviyat temalarını işlemektedir. "Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı?" (Kürdilihicazkâr), "Rüzgâr uyumuş ay dalıyor her taraf ıssız" (Acemkürdî) ve "Gel bu yaz şöyle Fenerbahçe'de birkaç gün kal" (Hicaz) gibi eserleri tanınan ve kayıt altına alınmış yapıtları arasında yer almaktadır.

    5. Özel hayatı ve eğitim bilgileri hakkında kaynaklarda neler yer almaktadır? Sanatçı 1893 yılında İstanbul'un Şehzadebaşı semtinde doğmuş, 1909 yılında Galatasaray Lisesi'nden mezun olmuştur. 1913 yılında Fahire Fersan ile İsviçre, Cenevre'de evlenmiş ve dört çocuğu dünyaya gelmiştir. 1965 yılında vefat etmiş ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir.

    6. Sanatçının vokal performansı, ödülleri veya filmografisi hakkında detaylı bilgi var mıdır? Mevcut kaynaklarda sanatçının filmografisine dair bir bilgi bulunmamakta ve resmi ödül kayıtları yer almamaktadır. Ayrıca Refik Fersan'ın vokal performansı ve ses özellikleri hakkında detaylı teknik analizlere olanak tanıyacak genişlikte veri olmadığı için stil analizi daha çok bestecilik vizyonu ve tanbur ustalığı üzerinden şekillenmektedir.

    Kaynak


    © 1995-2025 Turkish Music and Voice Library
    Please read our disclaimer, contributor list and privacy statement.
    We support sales and listening of Turkish Music across United States and around the World
    This basically nonprofit website is built to promote Turkish culture around the world as an archive and reference
    If you'd like to help contact us at info(@)turkishmusic.org
    last update July 04 2026