Arif Susam (read English version here | müzik örneklerini dinle)
Giriş
1980'lerin Türk müziği sahnesinde, arabesk ve fantezi türlerinin yükselişine teknik bir müzik altyapısıyla yön veren nadir isimlerden biri olarak Arif Susam öne çıkmaktadır. İstanbul Tarabya'daki Köşem Restaurant'ta 14 yıl boyunca her gece sahne alarak canlı performansın kalbinde yer alan sanatçı, şarkıları arasında yaptığı samimi konuşmalarla dinleyiciyle kurduğu bağ ile de tanınmaktadır. Konservatuvar eğitimini fantezi ve arabesque türleriyle harmanlayarak özgün bir yorum getiren Susam, "Tavernada Yıldönümü" albümüyle Türkiye müzik tarihinde önemli bir yer edinmiştir. Dönemine damga vuran bu eser, 1.2 ile 1.5 milyon arasında değişen satış rakamlarıyla o dönemin en çok satan albümleri arasında yerini almış ve Türkiye'de platin plak alan tek sanatçı çalışması olarak kayıtlara geçmiştir. Cengiz Kurtoğlu, Ümit Besen ve Atilla Kaya gibi sanatçıların aktif olduğu müzik atmosferinde, kendi tarzını inşa eden Susam'ın kariyeri, klasik müzik disiplini ile taverna kültürünün kesişim noktasında şekillenmiştir. Hayatının son dönemine dair net bilgilere erişilemese de, bıraktığı kült eserler ve 80'ler Türk müziği hafızasındaki yeri, sanatçıyı bu türün en tanınmış isimlerinden biri haline getirmiştir.
Biyografi
Arif Susam, Türk müziğinin 1980'li yıllardaki fantezi ve arabesque sahnesinde teknik altyapısı güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. Klasik Batı Müziği eğitimi aldığı İstanbul Konservatuvarı'nda geçirdiği 8 yıllık süreç, müzikal kimliğini şekillendirirken, hayata dair ilk bilgilerin kayıtları konusunda kaynaklarda tam bir örtüşme bulunmamaktadır. 1956 yılında dünyaya geldiği belirtilmekle birlikte, doğum yerinin Elazığ, Harput olduğu yönünde yaygın görüşün yanı sıra, İstanbul doğumlu olduğu iddiası da mevcuttur.
Sahne kariyeri 1978 yılında başlayan Susam, uzun yıllar boyunca İstanbul Tarabya'daki Köşem Restaurant'ta sahne almıştır. Burada geçirdiği 14 yıllık süreçte her gece sahne alması, kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçmiştir. Kendine özgü tarzını, şarkıları arasında yaptığı konuşmalarla dinleyiciyle kurduğu samimi bağ üzerine inşa etmiştir. Askerlik hizmetini Yeniköy Orduevi'nde orkestra şefi olarak tamamlayan sanatçı, 1980 yılında Perihan Susam ile evlenmiş ve iki oğlu olmuştur. Ayrıca Galatasaray S.K. taraftarı olduğu bilinmektedir.
Müzikal çıkışını 1984'te yayımladığı "Efsane Aşk" albümüyle yapan Arif Susam, asıl ticari başarısını 1986 yılında (bazı kaynaklarda 1985 olarak geçen) çıkardığı "Tavernada Yıldönümü" albümüyle elde etmiştir. Albümün satış rakamları farklı kaynaklarda 1.2 milyon ile 1.5 milyon arasında değişmekle birlikte, Türkiye'de o dönemde platin plak alan tek sanatçı olarak kayıtlara geçmesi en çarpıcı özelliğidir. "Kader Utansın", "Tavernada Yıldönümü", "Kara Kara", "Kararsız Gönlüm", "Unutulmuyor" ve "Best Of Arif Susam" gibi çok sayıda albüm çıkaran sanatçı, repertuvarında Fantezi, Arabesque, Klasik Müzik, Taverna Müziği ve Türk Halk Müziği unsurlarını barındırmaktadır.
Kariyeri boyunca "Kader Utansın", "Hatıram Olsun", "Veda Gecesi" gibi filmlerde yer alan Susam, Cengiz Kurtoğlu, Nejat Alp, Ümit Besen, Atilla Kaya ve Mehmet Yüktaşır gibi dönemin önemli isimleriyle müzikal ilişkiler kurmuştur. 1980'ler Türkiye'sinde fantezi ve arabesque müziğin yükselişine eşlik eden bir figür olarak hatırlanan sanatçının güncel yaşam durumu hakkında net bilgiler bulunmamaktadır. Mevcut kaynaklarda sanatçının ölüm tarihi ve resmi ödül listeleri yer almamaktadır.
Müzikal Tarz ve Yorumlama Dili
Arif Susam, 1980'lerin Türk popüler müzik sahnesinde, fantezi ve arabesk türlerinin yükselişine farklı bir teknik altyapı kazandıran nadir sanatçılardan biri olarak kabul edilir. İstanbul Konservatuvarı'nda tamamladığı sekiz yıllık Klasik Batı Müziği eğitimi, sesinde ve fonolojik duruşunda belirgin bir disiplin oluşturmuş; bu durum onu dönemin sıradan taverna müzikçilerinden ayıran en temel özellik olmuştur. Klasik müzik disiplinini, halk müziği ve fantezi türlerinin serbest yapısıyla harmanlayarak kendine özgü bir sentez geliştirmeyi başarmıştır.
Sahne karakteri ve yorumlama dilindeki en çarpıcı detay, şarkıların arasına sıkıştırdığı konuşmalardır. Bu etkileşim, dinleyiciyle kurduğu bağı sadece melodilerle değil, anlatılan hikayeler ve samimi bir dille de güçlendirmesine olanak tanıyordu. Repertuvarı; aşk, kader, özlem ve eğlence gibi temaların öne çıktığı, genellikle bir düğün, yıldönümü veya meclis atmosferine uygun bestelerden oluşur. "Tavernada Yıldönümü" gibi eserlerinde bu atmosfer en belirgin haliyle yansımış, albüm satış rakamlarıyla dönemin en çok ses getiren ticari başarılarından birine imza atmıştır.
Müziğindeki duygusal dünyası, hem derin bir özlemi hem de taverna kültürünün coşkusunu barındırır. "Kader Utansın", "Sevenler İçin" ve "Resmini Ateşe Attım" gibi parçalar, lirik içeriği ile teknik yorumu harmanlayan karakteristik eserleridir. Tarabya Köşem Restaurant'ta 14 yıl boyunca her gece sahne alma geleneği, müziğinin canlı performans ve mekânla ne denli bütünleştiğinin en somut kanıtıdır. Bu süreçte oluşturduğu stil, sadece bir dönem müziği değil, Türkiye'de fantezi ve arabesk sahnesinin kurumsal hafızasında yer etmiş bir miras olarak kalmıştır.
Müzikal Yolculuk ve Öne Çıkan Eserler
Arif Susam'ın diskografisi, 1980'li yılların Fantezi ve Arabesque sahnelerinin en parlak dönemine damgasını vuran çalışmalarıyla örülüdür. Sanatçı, kariyerine 1978'de sahne alarak başladığı ve 8 yıl boyunca İstanbul Konservatuvarı'nda Klasik Batı Müziği eğitimi aldığı teknik altyapıyı, bu türlerle harmanlayarak sunmuştur. İlk albümü "Efsane Aşk", 1984 yılında yayınlanarak Susam'ın profesyonel kayıt serüveninin başladığını müjdelemiştir. Ancak müzikal kariyerindeki en büyük kırılma noktası, 1986 yılında yayımlanan "Tavernada Yıldönümü" albümü olmuştur. Bu albüm, Türkiye genelinde 1.2 ila 1.5 milyon arasında değişen satış rakamları elde ederek dönemin en çok satan eserleri arasında yer almış ve Susam'a platin plak kazandırmıştır.
Bu albümün ismini taşıyan parçalarından "Tavernada Yıldönümü" ile birlikte, "Kader Utansın", "Sevenler İçin", "Ölümsüz Sevdim", "Resmini Ateşe Attım", "Nikah Memuru", "Bitmiyor Geceler" ve "Düğünümüz Mahşere Kaldı" gibi eserler, sanatçının hafızalara kazınan temsil edici şarkıları arasında bulunmaktadır. Özellikle "Kader Utansın" adlı parça, 1988 tarihli albümün ismini alırken, aynı zamanda sanatçının 1987 yapımı "Kader Utansın" filmine de isim olmuştur. Susam'ın şarkılar arası yaptığı konuşmalar ve hikaye anlatımı ise, taverna kültürünün ve o dönemin sahne disiplininin bir parçası olarak dinleyiciyle kurduğu bağı güçlendirmiştir.
1980'lerin sonuna doğru "Kararsız Gönlüm" (1987), "O Kadın İçin" (1988) ve "Hasreti Kutluyorum" (1989) gibi albümlerle üretkenliğini sürdüren Susam, 1990'larda da "Evliler De Sevebilir", "Beni Düşün", "Sevenler İçin" (1992), "Boncuk Gözlüm" (1993) ve "Unutulmuyor" (1994) gibi çalışmalarla müzikal mirasını derinleştirmiştir. Yıllar geçse de "İşte Yeniden" (1996), "Sakın Unutma" (1998) ve "Aşkımız Bitmesin" (1999) gibi albümlerle yoluna devam etmiş, 2011 yılında "Ölümsüz Sevdim" albümüyle yeniden stüdyo çalışmaları yapmıştır. 2020 yılında çıkan "Best Of Arif Susam" derlemesi, bu uzun yolculuğun bir yansımasıdır. Kaynaklarda "Kara Kara" (1985/1986) gibi bazı albüm çıkış yılları ve satış rakamları konusunda farklılık bulunsa da, Arif Susam'ın o dönemde platin plak alan tek sanatçı olması iddiası ve "Tavernada Yıldönümü" başarısı, müzikal kariyerindeki en belirgin unsurlardır.
Bağlam
Arif Susam, Türk müziğinin 1980'li yıllardaki fantezi ve arabesque akımının, teknik altyapıyı geleneksel eğlence müziğiyle buluşturduğu önemli figürlerinden biridir. İstanbul Konservatuvarı'nda aldığı 8 yıllık klasik batı müziği eğitimi, sahne performanslarına kattığı teknik derinlik, onu döneminin birçok sanatçıdan ayıran temel özellik olarak öne çıkar. Bu klasik geçmişin yanı sıra, şarkılarının arasında yaptığı konuşmalarla dinleyiciyle kurduğu samimi bağ, onun müziği sadece bir seslendirme faaliyetinden çıkarıp bir anlatım deneyimine dönüştürmüştür.
Sanatçının kariyerindeki en belirgin dönemeçlerden biri, İstanbul Tarabya'daki Köşem Restaurant'ta 14 yıl boyunca aralıksız sahne aldığı süreçtir. Bu uzun süreli performans, onu 80'lerin gece hayatı ve taverna müziği kültürünün merkezine yerleştirmiştir. 1984 yılında "Efsane Aşk" ile ilk albümünü yayımlayan Susam, 1986 yılında (bazı kaynaklarda 1985 yılı olarak da geçtiği belirtilmektedir) yayımladığı "Tavernada Yıldönümü" albümüyle ticari başarısının zirvesine ulaşmıştır. Türkiye'de 1.2 ila 1.5 milyon arasında satış gerçekleştiren bu çalışma, o dönemde platin plak alan tek sanatçı olarak kayıtlara geçmiştir.
1956 yılında doğduğu belirtilen sanatçının doğum yeri konusunda kaynaklarda Elazığ Harput veya İstanbul olarak farklı bilgiler yer almaktadır. Kişisel hayatında 1980 yılında Perihan Susam ile evlenip iki oğlu olduğu, Galatasaray taraftarı olduğu ve askerliğini Yeniköy Orduevi'nde orkestra şefi olarak yaptığı bilgileri mevcuttur. Cengiz Kurtoğlu, Nejat Alp ve Atilla Kaya gibi isimlerle aynı dönemi paylaşan Susam, Türk Halk Müziği ve fantezi türlerinin iç içe geçtiği bir tını ile tanınmaktadır.
Arif Susam hakkında mevcut kaynaklarda resmi bir ödül listesi veya kesin bir ölüm tarihi bulunmamaktadır. Buna rağmen, "Tavernada Yıldönümü" albümünün ulaşmış olduğu satış başarısı ve Köşem Restaurant'taki uzun yıllara yayılan sahne disiplini, Türk müzik tarihindeki yerini belirleyen en somut veriler olarak öne çıkmaktadır. 2020 yılında yayımlanan "Best Of" çalışması ise bu mirasın günümüz müzik dinleyicisiyle buluşmasını sağlayan önemli bir albümdür.
Sanatın İzleri
Arif Susam, 1980’lerin Türk müzik sahnesinde, fantezi ve arabesk türlerinin yükselişine teknik bir altyapıyla eşlik eden önemli bir isim olarak anılır. İstanbul Konservatuvarı'nda aldığı 8 yıllık klasik eğitim, sesini sadece bir icracı olmaktan çıkarıp, şarkılar arasında kurduğu özgün konuşma ve hikâye anlatım geleneğiyle bir sahne performansı yaratıcısına dönüştürmüştür. Bu yaklaşım, onu o dönemin diğer fantezi sanatçılarından ayıran temel karakteristik özelliklerden biri haline getirmiştir.
Arif Susam’ın kariyerindeki en belirgin kültürel damga, Tarabya’daki Köşem Restaurant’ta 14 yıl boyunca her gece sahne alarak oluşturduğu sürekliliktir. Bu maraton, sadece onun kişisel bir başarısı değil, aynı zamanda 80'lerin İstanbul gece hayatının hafızasına kazınan bir ritüel olarak kalmıştır. Ticari açıdan ise "Tavernada Yıldönümü" albümü, Türkiye'de o dönemde platin plak alan tek sanatçı unvanıyla kayıtlara geçmiştir. Farklı kaynaklarda albüm çıkış yılı (1985 veya 1986) ve satış rakamları (1.2 veya 1.5 milyon) arasında küçük farklılıklar bulunsa da, bu başarının dönemin ticari müzik dünyasında bir dönüm noktası olduğu ve satış rakamlarıyla zirveyi temsil ettiği ortak görüştedir.
Kaynaklarda doğum yeri veya ölüm tarihi gibi bazı biyografik detayların netleşmemiş olması, biyografik verilerin çeşitliliğine işaret etse de, müzikal mirası best of çalışmaları ve dönüm noktası albümleriyle 21. yüzyıla taşınmıştır. Cengiz Kurtoğlu, Ümit Besen ve Atilla Kaya gibi sanatçılarla aynı sahne çizgisinde yer alması, onu 80'ler fantezi sahnesinin temsilcisi yapan isimler arasında konumlandırmaktadır. Sonuç olarak Arif Susam, akademik müzik eğitimi ile taverna ruhunu birleştirebilen, sahne enerjisi ve ticari başarısıyla döneme damgasını vuran, hatırlanmayı hak eden bir müzisyen olarak anılmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Arif Susam'ın müzikal tarzı ve teknik altyapısı nasıldır? Arif Susam, İstanbul Konservatuvarı'nda 8 yıl boyunca Klasik Batı Müziği eğitimi almıştır. Bu teknik disiplini, fantezi ve arabesk türleriyle harmanlayarak özgün bir sentez geliştirmiştir. Tarafının en belirleyici özelliklerinden biri ise şarkılar arasına sıkıştırdığı konuşmalarla dinleyiciyle kurduğu samimi bağdır.
Kariyerindeki en ticari başarılı albümü hangisidir? 1985 veya 1986 yılında yayımladığı "Tavernada Yıldönümü" albümüdür. Albüm, 1.2 ile 1.5 milyon arasında değişen satış rakamlarıyla o dönemin en çok satan eserleri arasında yer almış ve Türkiye'de platin plak alan tek sanatçı çalışması olarak kayıtlara geçmiştir.
Sahne kariyerinde öne çıkan bir mekan veya süreç bulunuyor mu? Evet, İstanbul Tarabya'daki Köşem Restaurant'ta 14 yıl boyunca her gece sahne almıştır. Bu süreç, sanatçının kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir ve müziğinin canlı performansla bütünleştiğinin somut kanıtıdır.
Doğum yeri ve ölüm tarihi gibi biyografik bilgiler netleşmiş midir? Hayır, bazı detaylar konusunda kaynaklarda farklılıklar mevcuttur. 1956 yılında doğduğu belirtilmekle birlikte, doğum yeri konusunda Elazığ, Harput olduğu görüşü ile İstanbul doğumlu olduğu iddiası arasında tutarsızlık bulunmaktadır. Ayrıca mevcut kaynaklarda sanatçının ölüm tarihi ve resmi ödül listeleri yer almamaktadır.
Özel hayatı hakkında bilinenler nelerdir? 1980 yılında Perihan Susam ile evlenmiş ve iki oğlu olmuştur. Askerlik hizmetini Yeniköy Orduevi'nde orkestra şefi olarak tamamlamış olup, Galatasaray S.K. taraftarı olduğu bilinmektedir.